1 2 3 4 5
5 bin kişiye kamuda iş İstanbul'da FETÖ operasyonu Darbenin siyasi ayağı gizleniyor Trafiğe göre mesai saati uygulaması geliyor Yıldırım: 7 ayda 1084 sığınak imha edildi
Ege Medyası Whatsapp Hattı
https://www.facebook.com/polat.kuyumculukyesilyurt?fref=tsa

Ülkemizin en önemli gündem maddesi; 7 Haziran seçimlerinden sonra oluşan siyasi tablodan güçlü; kapsayıcı ve geniş tabanlı bir koalisyon hükümeti çıkarmaktır. Milli iradenin çizdiği yol haritası da budur. Hükümetler ve siyaset kurumu bir “amaç” , değil; toplumun refahı, ülkenin huzuru, insanların mutluluğu, mal ve can güvenliğinin sağlamasında işlevsel olan çok etkili bir “araç”tır.
Demokrasilerde “amaç”, kadar “araç”ların da “meşru” olması temel “prensip”tir. Politikada “amaç”; toplumun refahı, ülkenin gelişip kalkınması, insanların da huzur ve güvenliğidir; “araç” ise bunları gerçekleştirecek olan hükümetlerdir. Bu oluşumun “meşru” yolu da; eşit ve adil koşullarda yapılan seçimlerdir.
refah toplumu
Seçim sonuçlarına “saygılı” olmak ve gereklerini yerine getirmek; halka “saygılı” olmaktır. Seçim sonuçlarını beğenmemek, hükümet oluşumunda “ayak sürümek” de, bunun tersi bir davranıştır.
Ne yazık ki; tüm iyi niyetli çabalara rağmen henüz “refah toplumu” olabilmiş değiliz. 2008 yılında kişi başına düşen milli gelir 10 bin dolar seviyesindeydi. 2015 yılını tamamlamak üzeriyiz, hala aynı noktadayız. Bir adım ileriye gidebilmiş değiliz. Özetle; “refah toplumu” olamadık. Bunun nedeni de; katma değeri yüksek ürün üretemememiz, kaliteli eğitim veremememiz, donanımlı beyinler yetiştiremememizdir. Ayrıca; “refah toplumu” olabilmemiz için güçlü parlamentoya, şeffaf devlet yapısına, bağımsız yargıya, siyasetin etkisinden arındırılmış özerk kurumlara, etkin sivil topluma, düşünce ve ifade özgürlüğü ile işlevsel medyaya ihtiyaç var.
Denge-fren mekanizması
Politik yaşamda ve ekonomik ortamda rekabet düzeni yoksa, mülkiyet hakları korunamıyorsa, hükümet üzerinde denge fren sistemi sağlıklı bir şekilde işlemiyorsa, yargı, sivil toplum ve medya etkili ve güçlü değilse; ne “sürdürülebilir büyüme” sağlanabilir, ne de “refah toplumu” olunabilir. Öte yandan; ifade özgürlüğü yaratıcı düşüncenin “ olmazsa olmazı”dır. Ancak; yaratıcı düşünceyle katma değeri yüksek mal üretebiliriz, rekabet gücümüzü artırabiliriz.
Baskı altına alınmış fikirden, yaratıcı eylem olmaz. Ancak; yaratıcı düşünmenin eyleme dönüşmesinden katma değeri yüksek ürün üretilir.
Demokrasilerde siyaset kurumu önemlidir, fakat her şey değildir.
Politika “tek belirleyici”, yargı bağımlı, hukuk düzeni öngörülemezse, sivil toplum ve medya baskı altındaysa, toplumun her alanında “haksız rekabet” hüküm sürüyorsa; o ülke kabuğunu kıramaz, sıçrama yapamaz, toplum da “refah toplumu” olamaz. Yabancı sermaye de, bağımsız yargı ve ülkede öngörülebilir hukuk düzeni varsa, ekonomik ve siyasi istikrar ortamı hüküm sürüyorsa, sivil toplumu ve medya siyaset kurumunu denetleyebiliyorsa, devlet yapısı şeffafsa; o ülkeye gelir yatırım yapar. Kesin olan şu ki; eksiksiz demokrasi, ekonomik ve siyasi istikrar ile sürdürülebilir büyüme olmadan “refah toplumu” olmaz.
Sonuç olarak: Ekonomide de, siyasette de “eşit rekabet” ortamı yoksa; ne refah, ne de huzur sağlanabilir.

Okunma : 349


- Yazarın Diğer Yazıları
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ EGE MEDYASI BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol

Bu haberi okudunuz mu?

»  « 

Copyright © 2015-2015 Tüm hakları saklıdır. Egemedyasi.Com
İletişim : 0505 573 36 98 Reklam : 0232 376 67 07 E-Mail : [email protected]
Yazılım & Tasarım : Aladağ Bilişim