1 2 3 4 5
İstanbul'da FETÖ operasyonu Darbenin siyasi ayağı gizleniyor Trafiğe göre mesai saati uygulaması geliyor Yıldırım: 7 ayda 1084 sığınak imha edildi Malezya'da FETÖ elebaşlarından İsmet Özçelik gözaltına alındı
Ege Medyası Whatsapp Hattı
https://www.facebook.com/polat.kuyumculukyesilyurt?fref=tsa

Cumhurbaşkanlığı makamında oturan Recep Tayyip Erdoğan, yenilgiyi de halkın büyük çoğunluğu tarafından istenmediğini de bir türlü kabullenemiyor; hazmedemiyor. Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinde kendisini ortaya koymasına rağmen, AKP'nin iktidarı kaybetmesi yüzünden, dengesini tamamen yitirdi. CHP'nin iktidar ya da iktidar olacağını düşündükçe, kabuslar görüyor. CHP'nin iktidar ortaklığının, kendisi için sonun başlangıcını getireceğini biliyor. Bu yüzden, Ahmet Davutoğlu'nun koalisyon kurmasını engelliyor.

Erdoğan, CHP'nin iktidar ortağı olacağı bir hükümetin, kısa bir süre sonra CHP'ye yönelik algıyı değiştireceğini biliyor ve görüyor. Bu yüzden, hem iktidarını paylaşmamak, hem de Kaçak Saray'da rahatça oturabilmek için koalisyonu fiilen engelledi. Göreceksiniz; MHP ile yapılan görüşmelerden de bir sonuç çıkmayacak. Erdoğan, Davutoğlu'nun nafile turları sonrası ise CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na hükümeti kurma görevini vermek istemeyecek. Bu tavır, Erdoğan'ın parlamentoyu, anayasa ve yasaları bir kez daha ayaklar altına almasına sebep olacak.

Mevcut durum aslında korkutucu... Erdoğan, anayasayı, ayaklar altına alıyor, seçme ve seçilme özgürlüğünü ortadan kaldırıyor. Bu tavır, anayasanın ilga edilmesidir ve suçtur. Erdoğan'ın bu yüzden yargılanması gerekir.

Erdoğan, koalisyon kurulmasını engellerken, kafasına uygun bir rejim ısrarından da vazgeçmiyor. Cuma günü Rize'de yaptığı o korkunç konuşma, Türkiye'yi çok zor günlerin beklediğini gösteriyor. Erdoğan, rejimin fiilen değiştiğini söylerken, buna uygun yasaların yapılmasını istiyor. Erdoğan'ın bu tavrı, İttihatçıların, "Yok kanun, yap kanun'' anlayışını hatırlatıyor. Cumhurbaşkanlığı makamında oturan ''Sivil paşa'', aslında "sivil darbe'' yapıyor ve iktidarı gasp ediyor.

7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar olamamalarına rağmen, iktidarı devretmeme ve kendileri dışında bir hükümetin kurulmasına izin vermemenin adı DARBE'dir... Türkiye bugün SİVİL PAŞANIN ANAYASA DARBESİ SÜRECİNİ yaşıyor. Erdoğan'ın önünde duracak ve sınırını hatırlatacak herhangi bir anayasal kuruluş da kalmadığı için, Erdoğan "İster kabul edilsin, ister kabul edilmesin, Türkiye'nin yönetim sistemi değişmiştir'' diyor. Erdoğan bu sözleriyle, rejimi zorla değiştirmeye çalıştığını ve darbe girişimi içinde bulunduğunu itiraf ediyor.

Öncelikle şunu bir kez daha hatırlatmak fayda var: Türkiye, Erdoğan'dan da AKP'den de büyüktür. Türkiye, Erdoğan'ın ''tek adam hezeyanları''na teslim olmayacaktır. Göreceksiniz, Erdoğan'ın darbe süreci yarım kalacak ve sonuca ulaşamayacak. Erdoğan, olası bir erken seçim öncesi, geniş kitleleri "güç gösterisi'' ile teslim almak ve korkutmak istiyor. Tabii ki; tek adam olma hayalinden vazgeçmeden...

Bugün, Türkiye'nin yaşadığı sorunların bir çoğu, Erdoğan'ın bitmek tükenmek bilmeyen hırsından kaynaklanıyor. Sarayında rahatça oturabilmek için Türkiye'yi ateş çemberinin içine sokan ve yarattığı gerilim sonucu iktidarını ayakta tutan Erdoğan, sonuçta yenilecek! Bunu hep birlikte göreceğiz... Türkiye, Erdoğan'a da ''tek adam hayali''ne de teslim olmayacak.

Tabii ki; Erdoğan da yenilgisini ve halkın büyük bir kesimi tarafından istenmediğini hiçbir zaman kabul etmeyecek. Kendisine yönelen öfkenin farkında olduğu için, tıpkı 12 Mart paşalarının yöntemlerine başvuruyor. Kendisine destek vermeyen herkesi ''düşman'' ve ''potansiyel tehlike'' olarak gördüğü için, muhtarlardan oluşan bir istihbarat ağı kuruyor. Hatırlarsanız, 12 Mart paşaları da "Sayın muhbir vatandaş...'' kavramını siyasi terminolojiye sokmuş ve halkı ajanlaştırmaya çalışmıştı. Erdoğan, iktidarı için yeri geldiğinde İttihatçıların, yeri geldiğinde 12 Martçıların yöntemlerini uygulamakta sakınca görmüyor.

7 Haziran sonrası, iktidarını paylaşmak istemeyen Erdoğan, Türkiye'yi 25 Ekim ya da 29 Kasım'da yapılması muhtemel bir seçime sürüklüyor. Bu seçimin sosyal ve siyasal sonuçlarının yaratacağı tahribat, Erdoğan'ın umrunda bile değil. Çünkü; onun tek derdi iktidarını korumak ve sağlamlaştırmak. Bu yüzden, olası bir ''tekrar seçim''de sonuçların üç aşağı beş yukarı aynı çıkması halinde, Türkiye'yi 2016 yılının Mart ya da Haziran ayında yeni bir seçim daha bekliyor. Erdoğan, AKP'yi tek başına iktidar, kendisini ise Başkanlığa taşıyacak oy oranını bulana kadar seçim yaptırmakta kararlı!
Aslında uluslararası dengelerden çekinmese, seçimleri fiilen ortadan kaldırmayı düşünüyor. İktidarı kaybettikleri halde geri vermemek için ortaya koydukları taktikler, bunun en açık göstergesi... AKP ve Erdoğan, ERDOĞAN REJİMİ'ni kurmak için her türlü yola başvurabileceklerini gösteriyor.

Peki ne olacak?
CHP, kuşkusuz ki; demokratik rejimin işleyebilmesi için Cumhurbaşkanlığı makamında oturan kişiyi, ''anayasaya uymaya'' çağıracak ve fiili darbenin önünde duracaktır. Bunun ilk adımı, RTE ile Davutoğlu'nun gasp etmeye çalıştığı "hükümeti kurma yetkisi''ni geri almaya çalışmaktır. Davutoğlu ve Erdoğan, 45 günlük süreyi doldurarak, Sayın Kılıçdaroğlu'nun MHP ile kurabileceği koalisyonun önüne geçmeye çalışmaktadır. CHP, hükümet kurma yetkisini almak ve hükümeti kurmak için demokratik kanalları zorlayacaktır.

Davutoğlu'nun 45 günlük süreyi doldurabilmek için MHP ile yapacağı görüşmeler tamamlandığında, Türkiye bir ''tekrar seçim'' sürecine girebilir. CHP bu bağlamda ise seçimden kaçan parti olmayacaktır. Ancak, ilk etapta, MHP ile koalisyon kurmanın fomülleri aranacaktır. Bu bağlamda, MHP'nin üzerine düşen tarihsel bir sorumluluk vardır.

Ancak bunlara rağmen, hükümet kurulamaz ve Türkiye bir seçime gitmek zorunda kalırsa, CHP, ''demokrasi ve hukuk devleti'' söylemini öne çıkararak, ERDOĞAN REJİMİ'nin sandıkta vize almasını engelleyecektir.

Dedik ya; Türkiye, Erdoğan'ın hezeyanlarına teslim olmayacak kadar büyük bir ülkedir ve hiç kimsenin umutsuz olmasına gerek yoktur. Erdoğan, zaten umutsuzluğu körükleyerek "fiili durum'' yaratmaya çalışmaktadır. Bu tuzağa düşmemek ve CHP'nin tek başına iktidar arayışını güçlendirmek gerekmektedir.

Okunma : 529


- Yazarın Diğer Yazıları
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ EGE MEDYASI BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol

Bu haberi okudunuz mu?

»  « 

Copyright © 2015-2015 Tüm hakları saklıdır. Egemedyasi.Com
İletişim : 0505 573 36 98 Reklam : 0232 376 67 07 E-Mail : [email protected]
Yazılım & Tasarım : Aladağ Bilişim