1 2 3 4 5
İstanbul'da FETÖ operasyonu Darbenin siyasi ayağı gizleniyor Trafiğe göre mesai saati uygulaması geliyor Yıldırım: 7 ayda 1084 sığınak imha edildi Malezya'da FETÖ elebaşlarından İsmet Özçelik gözaltına alındı
Ege Medyası Whatsapp Hattı
https://www.facebook.com/polat.kuyumculukyesilyurt?fref=tsa

Dış politikada zirve yapmışlar. Demokrasi dersen en ilerisini tutup kulağından ülkeye getirmişler. Yargı, eğitim, ekonomi, terörle mücadele dersen dört dörtlük zaten. Seçim de aşı gibiymiş sızı hissettirse de bünyeyi sıhhate kavuştururmuş. Bu şartlarda koalisyona ne gerek, TBMM niye toplansın ki?
Onca gün bunca saat konuşmuşlar, onlar topu birbirlerine atarken Beştepe kalede beklemiş (zaten eski bir kaleci!). Taraflar kendi ve en çok da başbakanın ifadesiyle entelektüel derinliği olan, düzeyli, dostane, samimi, dürüst, medeni, açık şeffaf, örnek, ilkeli bol ayranlı, az sodalı, çok kahveli görüşmeler yapmışlar. (Gören de birbirlerine kabul gününe gittiler, ülkede hiç kan akmıyor sanır)
Ergenekon’dan Balyoz’a kumpas planlarına, Arınç’tan Sümeyye’ye uzanan suikast senaryolarına, Kabataş’ta saldırıya uğrayan bacımızla başlayıp Camiye kadar sokulan biralara, sıfırlamalara, ayakkabı kutularına, elbise torbalarına kadar tümü paralel yapının iftiraları olduğu için hiç değinmemiş, o başlıkları kırmızıçizgi saymışlar! (Hal böyle iken savcılar kaçmasın ne yapsın!)
12 yılda 12 bin 680 kişi iş kazalarında can vermesi, bu alanda El Salvador ve Cezayir’den sonra 3. sırada olmamız, bir başka deyimle 12 yılda 12 bin kişiyi gömmemiz hiç önemli değilmiş. Zaten önemli olan emekçi ölür, işveren işlerini yürütür demekmiş! (Bugüne kadar iş kazalarında tek bir dava sonuçlanmadığına göre. Ölen ölür kalan sağlar bizimdir sözü hala yürürlüktedir.)
Tayyip Bey Trabzon’da düzenlenen cenaze töreni sırasında bir eline mikrofonu alıp, diğer eliyle şehidin tabutuna dokunarak; “Ne mutlu onun ailesine, ne mutlu yakınlarına. Mekânların en yücesi olan böyle bir makama Ahmet kardeşimiz ulaşmış durumda” buyurmuş!
11 bakanlığın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan Diyanet İşleri Başkanı 1 milyon liralık makam aracında giderken birden bire aklına 5.7 milyarlık 2015 yılı ödeneğini bitirdiği gelmiş ve hemen ve 700 milyonluk ek ödenek istemiş. Bu arada sadece parayla yetinmeyerek camilerde okunması için hutbe de yollamış; “Fedakârlık candan, anadan, yardan geçebilmektir. Ne için? Milli ve manevi değerler için. Din, vatan, bayrak, ezan, namus ve yarınlarımız için” demiş!
Başbakan; “Evlatlarımızı feda etmeye hazırız buyurmuş! 6 korumayla gezen Enerji Bakanı; “Benim amacım Allah nasip ederse şehit olmaktır” diye savurmuş!
Bu derin ve değerli sözlerden sonra bize de milli - manevi değerler için candan, yardan, anadan vazgeçenlerin- aziz şehitlerimizin ve onların mutlu ailelerinin adreslerinde dolaşmak düşmüş…
Silopi’de vurulan 22 yaşındaki Savaş Akyol 23 Ağustos’ta Fatma Nur’la evlenecekti. Düğün davetiyelerini dağıtmışlardı. Ne mutlu ona, ailesine ve yakınlarına davetiyeler zarfında kaldı…
28 yaşında şehit olan Ümit Sercan’ın 40 günlük oğlu Ali bebek, babasının cenaze törenine katıldı. Ne mutlu Ali bebeğe babasız büyüyecek!
Eşini teröre kurban veren Tayvanlı gelin cenaze arabasında eşinin tabutuna sarılarak “hayallerim yarım kaldı, ben onu burada bırakıp memleketime nasıl dönerim” diye ağladı. Mutlu olduğu gözlerinden okunuyordu!
3 yaşındaki Cevdet babasının cenazesiyle aynı uçaktan inerken yorgun ve umutlu gözlerle çevresine bakıyordu!
Mardin’de şehit düşen komando er Barış Akkabak’ın dedesi kendileri için toplanan paralarla fakir öğrencilere yardım yapacağını söyledi. “Oğlumu toprağa verdikten sonra, ben o parayı ne yapayım” derken mutlu muydu? Anlaşılamadı…
Konyalı şehit uzman çavuş Veli Ateş’in 5 yaşındaki oğlu Abdurrahman sürekli gözyaşı döken akrabasına neden ağladığını sordu. O da “güneş vurunca gözümden yaş geliyor” cevabını verdi. Bunun üzerine küçük çocuk; “Bak benim şapkam var, güneş gelmiyor, sana gelmesini engellerim” deyip kendi şapkasını uzattı. Cenaze töreninde bulunanlar bu tabloya bakıp mutlu mutlu gülümsediler!
7 silah arkadaşıyla şehit düşen Recep Beycor’un devamlı çalan telefonuna kimse bakmıyor- bakamıyor. Çünkü o gasil hanede taş üstünde yatarken telefonunun ekranına “annem arıyor” düşüyor. Komutanları, hayatta kalan arkadaşları, görevliler kim bilir hangi umutlarla arayan anne telefonunu açamıyor. Yaptıkları tek şey mutluluktan ağlamak oluyor!
Beyler! Bu onulmaz acılar, öyle içi boş kof sözlerle göğüslenebilecek, savuşturulabilecek acılar değil! Dile kolay 40 yılda 40 bin ölü. 44 günde 55 şehit…
Ne mutlu onlara, ailelerine ve yakınlarına öyle mi?
 

Okunma : 237


- Yazarın Diğer Yazıları
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ EGE MEDYASI BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol

Bu haberi okudunuz mu?

»  « 

Copyright © 2015-2015 Tüm hakları saklıdır. Egemedyasi.Com
İletişim : 0505 573 36 98 Reklam : 0232 376 67 07 E-Mail : [email protected]
Yazılım & Tasarım : Aladağ Bilişim