1 2 3 4 5
İstanbul'da FETÖ operasyonu Darbenin siyasi ayağı gizleniyor Trafiğe göre mesai saati uygulaması geliyor Yıldırım: 7 ayda 1084 sığınak imha edildi Malezya'da FETÖ elebaşlarından İsmet Özçelik gözaltına alındı
Ege Medyası Whatsapp Hattı
https://www.facebook.com/polat.kuyumculukyesilyurt?fref=tsa

Bana Cizre'yi konu alan üç beş satırlık makalem için küfür yağdıranlar, zerre kadar insanlığınız ve vicdanınız varsa Odatv'nin az önce yayınladığı aşağıdaki haberi okuyun!
'O gece kızımın cesedini koynuma alarak uyudum'
Cizre'de yaşamını yitiren Cemile Çağırga'ın annesi Emine Çağırga anlattı...
Cemile Çağırga, Cizre'de süren çatışmalar sırasında babası Ramazan Çağırga'nın ifadesine göre havan topunun evlerine düşmesi sonucu yaşamını yitirdi. Annesi Emine Çağırga ise "Kollarımda can verdi. O gece kızımın cesedini koynuma alarak uyudum" sözleriyle yaşadıklarını anlattı.
BBC Türkçe'den Hatice Kamer ailenin yanına giderek konuştu. Gazeteci Kamer'in haberi şöyle:
"7 Eylül'de Cudi Mahallesi'nde evinin kapısının önünde vurularak öldürülen 10 yaşındaki Cemile Çağırga'nın evinde büyük bir sessizlik var.
Evin avlusunda oturan aile fertleri taziyeleri kabul ediyor.
Cemile, alenin ilk kaybı değil.
Çatışmalarda yedi aile üyesi ölmüş.
Cemile'nin babası Ramazan Çağırga buna, evlerine düşen "105'lik hava topunun neden olduğunu" söylüyor.
'CEMİLE'NİN ÜZERİNE KAPANDIM, KALKTIĞIMDA YARALANMIŞTI'
Ramazan Çağırga'nı anne ve babası, erkek ve kız kardeşi, yengesi, yeğeni ve 10 yaşındaki kızı Fatma patlamada hayatını kaybetmiş.
Cemile'nin annesi Emine Çağırga "üç kızım vardı, beş de oğlum. 23 yıl önce büyük kızımı, şimdi ise küçük kızımı 10 yaşında iken kaybettim" diyor ve devam ediyor:
"Evimiz yüksek bir noktada. Cizre'den de çok patlama ve silah sesleri geliyordu. Ne olup bittiğini görmek için kapının önüne çıkıp baktık. Birden bize de ateş edilmeye başlandı. Avluya kaçtık. Cemile önümde düştü, ben de üzerimize yağan kurşunlardan korunmak için Cemile'nin üzerine kapattım kendimi. Kalktığımda Cemile'nin yaralandığını gördüm. Bağırdım yardım istedim ama Cemile kollarımda can verdi."
'ÇOCUK, YAŞLI, YEDİ ÇOCUK ANNESİ TERRORİST Mİ?'
"Kollarımda can verdi. O gece kızımın cesedini koynuma alarak uyudum. Sabah saçlarına ve ellerine kına yaktım. Sonra onu yıkayıp kefenledik. Cesedi bozulmasın diye, kayınbiraderimin evindeki derin dondurucuyu getirip kızımı içine koyduk. üç gün boyunca kızımın cesedini buzlukta beklettik. Daha sonra da milletvekilleri gelip cenazesini hastanenin morgunu götürdük."
Cemile'nin annesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Cizre'de sivil kayıp yok" sözünden çok incindiğini söylüyor:
"Başbakan, cumhurbaşkanı gelip kızımı görsünler, o küçük çocuk nasıl terörist olabilir? Kızımın cenazesi günlerdir dolapta, dünya alem gelip onu görmeli ve terörist olmadığını bilmeli. Belki ölenler arasında PKK'lılar da vardır, bilmiyorum ama 10 yaşındaki çocuk, yedi çocuk annesi Maşallah, onun gelini Zeynep, 70 yaşındaki yaşlı adam da mı terörist?" diye soruyor.
Baba Ramazan Çağırga, barış istediklerini söylüyor.
1992'deki çatışmalarda ailesinde yedi kişinin öldüğünü söylüyor: "Yedi kişi de yaralanıyor. Biz kan sevici değiliz, akan kan son bulsun, barış gelsin, artık kimse ölmesin."
"Barış çağrısı yapıyoruz ama kulaklar kapalı, sesimizi kime duyabiliriz ki" diyen Ramazan Çağırga, kızının cenazesinin Şırnak Morgu'na götürüldüğünü söylüyor.
O da "sivil ölümü yok" açıklamasına tepki gösteriyor: "Bu açıklamanın aksi ispatlanıncaya kadar biz de cenazeleri gömmeyeceğiz. Gelip 10 yaşındaki teröristleri görsünler" diyor.
Ona, kaç yaşında olduğunu soruyorum, "53 yaşındayım ama siz oraya 200 yıla yetecek kadar şey yaşadı diye yazın" cevabını veriyor.
Cemile'nin abisi, 1992'de evlerine düşen bombanın patlamasıyla dizinden yaralanmış. O zaman henüz bir yaşında olduğunu söyleyen abiye adını soruyorum: "Adım Baran ama nüfus memuru terörist ismi diye kimliğe Behrem yazmış."
'GAZZE KOŞULLARINDA YAŞADIK'
Baran, kız kardeşinin cesedinin derin dondurucuya konularak muhafaza edilmesi konusunda sosyal medyada yanıltıcı bilgilerin dolaştığından söylüyor.
"Bu durumun manipüle edilmesinden rahatsız olduğunu" söylüyor.
"Facebook'da, Twitter'da o cenaze Cemile'nin değil, Filistin, Gazzeli bir çocuğun cenazesi olduğu yönünde yanıltıcı yorumlar yapılıyor. Doğrudur, biz de sekiz gün boyunca Gazze koşullarında yaşadık ve aynı onlar gibi biz de çocuklarımızın cenazesini derin donduruculara, soğuk hava depolarına bırakmak zorunda kaldık" diyor.
Kardeşini koydukları derin dondurucuyu gösteriyor. "Amcamların dolabı ama kardeşime tabut oldu. Nasıl kullanılır ki artık?"
Cumhurbaşkanının "çözüm süreci derin dondurucuda" sözünü hatırlatıyor.
"Barış ve çözüm süreci nereye konuldu bilmiyorum ama Başbakan ve cumhurbaşkanı bilmeli ki biz o derin donduruculara cenazelerimizi koymak zorunda kaldık" diyor.
Birkaç sokak ötede bir başka eve gidiyorum. Evden ağıtlar yükseliyor. Burası 11 Eylül'de yedi çocuk annesi 35 yaşındaki Maşallah Edin ve bir çocuk annesi 17 yaşındaki gelini Zeynep Taşkın'ın yaşamını yitirdiği yer. Kapının önünde hala kan izleri duruyor.
'DIŞARI ÇIKTI, KUCAĞINDA ALTI AYLIK BEBEĞİ İLE YERE YIĞILDI'
Katibe Edin, Maşallah'ın eltisi. Olayı şöyle anlatıyor.
"Maşallah'ın tır şoförü olan eşi Ahmet, o sıralarda Irak'ta. Ailesini merak edince amcasının ev numarasından Maşallah'ı arıyor. Gelini Zeynep ile birlikte telefona gidiyorlar. Silah ve patlama sesleri artınca kadınlar, evde bulunan çocukların için kaygılanıp dışarı çıkıyorlar. Kapıdan ilk çıkan Zeynep oluyor. Çıkar çıkmaz kucağında altı aylık bebeği Berxwedan ile yere yığılıyor."
"Genç kadın hemen orda ölüyor. Bebek ise topuğundan ve kulağından yaralanıyor. Bebeğin çığlığına koşan genç babaanne Maşallah, sokağa fırlıyor ardından da eşinin amcası Eşref. Maşallah sokakta, amca da kapı arasında. Amca bebeği kapıp bahçe kapısına koşuyor tam o sırada o bacağından vuruluyor. Gelinin avluya sürüklemeye çalışan Maşallah da o sırada yere yığılıyor."
Maşallah'tan geriye yedi çocuk öksüz kaldı. Henüz üç yaşında olan Çiçek hala emzik emiyor. Berfin ise beş yaşında. İki küçük çocuğu teselli etmek Katibe'ye kalıyor.
'ANNEN ŞIRNAK'A GİTTİ DİYORUM'
"Berfin'e annen Şırnak'a gitti diyorum, Çiçek ise daha bişey anlamıyor ama günlerdir ağlıyor. Babaları da hasta, bu çocuklar annesiz kaldı.." diyor.
O sırada kapıda kalabalık birikiyor. Annesinin öldüğünden habersiz olan küçük Berfin, yerdeki kan izlerine bakıyor.
Sonra da başını kaldırıp etrafta biriken kalabalığı izliyor. Arada bir gülümsese de annesinin adını duyduğu her anda gözleri dolarak sessizce ağlıyor. Onu teselli etmek de yengesi Katibe'ye kalıyor.

Okunma : 328


- Yazarın Diğer Yazıları
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ EGE MEDYASI BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol

Bu haberi okudunuz mu?

»  « 

Copyright © 2015-2015 Tüm hakları saklıdır. Egemedyasi.Com
İletişim : 0505 573 36 98 Reklam : 0232 376 67 07 E-Mail : [email protected]
Yazılım & Tasarım : Aladağ Bilişim