1 2 3 4 5
Beyaz Saray girişinde bomba paniği Yapılacaksa ekonomik milliyetçilik yapılsın Erdoğan'ın onayladığı 34 kanun Resmi Gazete'de Bir ülke daha FETÖ'yü kapı dışarı etti Motorine 7 kuruş indirim
Ege Medyası Whatsapp Hattı
https://www.facebook.com/polat.kuyumculukyesilyurt?fref=tsa

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Perşembe günü kendisi gibi gerici bazı kuruluşlarla birlikte Ankara'da "Teröre Hayır" mitingi düzenliyor.

Bu gericiler, "Biz beraberiz, ortak paydamız insan haklarına ve hukuka saygıdır," diyor.

Ey TOBB, bu yalanınıza eşekler bile anıra anıra gülerler. Emekçiler sizin çevresinde kuş bile uçurtulmayan saraylarınızın önünden bile geçemezken nasıl sizinle bir ve beraber olabilirler?

Sizler zenginlik ve özgürlük cennetinde sefa sürerken, geçim cenderesinde kan ter çırpınıp duran emekçiler nasıl sizinle beraber olabilirler?

Halkın sırtından oluk oluk para vakumlayan holdingler sizin, bankalar sizin, her dairesi birkaç trilyon eden koca koca gökdelenler sizin, her karışı altın değerinde olan binlerce dönümlük gayrimenkuller sizin… Peki, tüm o zenginlikleri var eden emekçilerin nesi var? O halde nasıl bir ve beraber olabilirsiniz? Yalan söylediğinizi bilmeyen biri de, sizin o zenginlikleri halkla bölüşeceğinizi sanır!

Sizleri tarihten iyi tanıyoruz, sizin emekçiler için reva gördüğünüz hayat sadece köleliktir. İster İngiliz olun, ister Rus, ister Alman, ister Türk… Köleci toplumdan beri insanlığa ayrım yapmadan neler çektirdiğinizi biliyoruz. Tek düşündüğünüz şey o lânet olası zenginliklerinizdir. Din, devlet, milliyet, bayrak, vatan, her şey halka karşı kullandığınız uyuşturucu silahlardır. Emekçilerin sizinle görülecek hesabı sadece bugünün değil halkları köleleştirdiğiniz geçmiş 5 bin yılın hesabıdır.

Bize saf muamelesi yaparak, "Ortak paydamız, insan haklarına ve hukuka saygıdır," diyorsunuz. Siz ve insan hakları, siz ve hukuk! Siz… Maymunlar bile aldanmaz bu yalanlarınıza. Size, kirlettiğiniz bu sözcükler değil sadece soygun ve talan yakışır, bu emekçi düşmanı düzene militanlık yakışır.

Daha dün devlet güçleri Cizre'yi top atışları ile harabeye çevirdi, çocukların da aralarında olduğu 23 sivili öldürdü. Peki, siz ne yaptığınız? Emekçilerin eşiğine bile ayak basamayacakları lüks mekânlarda o katliama kadeh kaldırdınız. Şimdi de kalkmış, "Beraberiz," diyorsunuz. Vay…

Size bir şey söyleyeyim mi? Timsah gözyaşları döktüğünüz bu kan ve bu cenazeler hiç umurunuzda değil. Umurunuzda olsaydı, samimi olsaydınız, bunca kanın ve ölümün nedeni olan Kürt meselesini çözmesi için hükümetin kapısına dayanırdınız. O mitingi de hükümete baskı yapmak için düzenlerdiniz. İşte o zaman tarihe geçerdiniz. Amerikan halkının Vietnam savaşında kendi devletine nasıl diklendiğini ve o kanlı savaşı nasıl sonlandırdığını tarih kitaplarından okuyun, okuyun da insan haklarına saygının ne olduğunu öğrenin. Ama sizde o enternasyonal ruh yok, ruhunuz zehirlenmiş, elinizi dahi süremezsiniz size insanlık dersi verecek o kitaplara.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıkoğlu, "Bayrağını al da gel," diye çağrı yapıyor. Bu topraklar nice nice bayraklar gördü. Sizler, tarihin gelmiş geçmiş sömürücüleri, halkları binlerce yıldır bu masallarla uyutuyorsunuz.

OKURUMUN YORUMU

Benim bir makaleme bir okurumun yaptığı aşağıdaki muhteşem yorumu okuyun da cahilliğinizden utanın.

İşte o harika yorum:

"Lütfen bazı arkadaşlar kızmasın, onları da kırmak ve üzmek istemem ama belki üzerinde düşünen olur diye bir şeyi açıkça yazacağım. Bir süre önce bu "bayrak" konusunu merak edip araştırmıştım, 'İlk hangi manyak, insanlığın başına bela etti acaba?' diye. Bir Çin hükümdarı imiş. Kendisini temsil ettiğini söylediği ve üzerine çeşitli şekiller çizdirdiği bir bezi görenlerin, saygıyla boyun eğmesini istemiş. Yani ha kendisi, ha o bez! Askeri ve gücü de var ya, o bezi görünce esas duruşa geçin demiş.

Bugün "bayrak" denilen ve üzerinde çeşitli sembol ya da şekiller olan bezler sömürüye dayalı dünya düzeninin ayakta kalmasını, din ile birlikte sağlayan iki şeyden biridir. Herkes eline bir bez alıp dolanıyor, "Bu, beni ve benim bağımsızlığımı, savaşlarda dökülen kanlarımı temsil ediyor," filân diye. Aslında akıl işi değil ama daha küçüklükten insanların kafasına din ve milliyetçiliği bastın mı, bir daha kurtulamıyor. Bugün ABD devleti (Siz buna Türk devleti de diyebilirsiniz, bunu ben ekledim.) Amerika'nın hemen her yerinde sanki kutsal bir şeymiş gibi bayrak dalgalandırıyor ve ABD toplumuna milliyetçilik aşılıyor. Bilin bakalım neden?

Alınak'ın söylediği gibi, on bin yıl önce bayrak ve sınır yok iken, insanlar özgürce istediği yere gidebilir iken, şimdi neden "vatan" dedikleri toprak parçalarında tutsaklar? Mesela ABD denilen yer, neden "Amerikalı" denilenlerin yeridir de, kalkıp gidemez ve adım bile atamazsınız.

Neyse… Kendimi daha fazla yormayayım. Düşünebilecek olanlar için bu kadarı bile yeterli, düşünmek istemeyecek olanlar için ne yazsan faydasız. Sömürü düzeninin nasıl sürdürülebildiğini, insanların nasıl tutsak edildiklerini, zihinlerinin nasıl yıkandığını asla anlamayacaklar nasıl olsa."

Ey Rıfat Hisarcıklıoğlu, nasıl, tokat gibi bir yazı değil mi? Elimizde bayraklarla çocuklar gibi koşa koşa senin mitingine neden katılmayacağımızı şimdi anladın mı?    

Okunma : 1412


Mahmut ALINAK - Yazarın Diğer Yazıları
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10