1 2 3 4 5
5 bin kişiye kamuda iş İstanbul'da FETÖ operasyonu Darbenin siyasi ayağı gizleniyor Trafiğe göre mesai saati uygulaması geliyor Yıldırım: 7 ayda 1084 sığınak imha edildi
Ege Medyası Whatsapp Hattı
https://www.facebook.com/polat.kuyumculukyesilyurt?fref=tsa

 

HİPERTANSİYON TEDAVİSİNDE  EN DOĞAL İLAÇ: EGZERSİZ

Kanın damar duvarına yaptığı basınç, kan basıncı (Tansiyon) olarak bilinmekte ve kan basıncının normalden yüksek olması hipertansiyon olarak adlandırılmaktadır. Kalp ve damar hastalıkları  (Kardiyovasküler sistem ) hastalıklar başta olmak üzere pek çok sistemik hastalığa ait risk faktörleri hipertansif kişilerde sağlıklı olanlara göre anlamlı şekilde yüksektir. Bu nedenle, hipertansiyon başlı başına çok önemli bir kronik hastalık olmakla birlikte ama aynı zamanda bir çok farklı kronik hastalığın da öncül nedenidir                                                                                                        

       

Küçük atar damarlar (arterioller) bazı sinirsel ve kimyasal uyaranlarla daralıp genişleyebilme özelliğine sahiptir. Arteriollerin çapları genişlediğinde kan rahat bir şekilde ilerlediği ve kalbin kanı zorlanmadan pompalaması söz konusuyken, arteiollerin daraldıklarında ise, kanın ilerlemesinin güçleştiği ve kalbin kanı çok daha güçlü ve yüksek basınçla pompalamasının gerekli olduğunda hipertansiyon problemi ortaya çıkar.

Hipertansiyon, tüm dünyada insan ve toplum sağlığını tehdit eden bir sağlık problemidir ve eğer uygun tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınmadığında, kalp krizi, felç (inme) ve böbrek yetmezliği gibi ölümcül sonuçlara yol açabilen bir hastalıktır. Kan basıncı ile kalp damar hastalıkları arasında yakın ilişki olmakla beraber, aynı zamanda tansiyon değerleri arttıkça, kalp krizi, kalp yetmezliği, felç, göz ve böbrek hastalıkları gelişme riski de o oranda artacaktır.

 

Hipertansiyon ve hipertansiyonun yol açtığı hastalıklar gittikçe artan bir hızda akut ve kronik sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Hipertansiyon dünyadaki erişkin nüfusun %26.4’nü etkilemekte ve yılda yaklaşık 7.1 milyon ölüme sebep olmaktadır. Ülkemizdeki erişkinler arasındaki kalp hastalıkları ve risk faktörleri açısından gerçekleştirilmiş olan sağlık taramalarında, kalp damar sağlığına ilişkin elde edilen sonuçlar incelendiğinde; Türkiye’de erişkin nüfusun % 33’ü (12 milyon erişkin) hipertansiyon hastası olduğu, 31 yaş üzerinde 8.8 milyon kişide şiddetli hipertansiyonun varlığı göze çarpmaktadır. Yine Türkiye'de 30 yaşın üstünde insanların %12 ile 16'sında büyük tansiyonun 140, küçük tansiyonun 90mmHg'nın üzerinde olduğu, daha ileri yaşlarda oranın arttığı, 50 yaşın üstündeki kimselerde her 4-5 kişiden birinde tansiyonun bu sınırların üzerinde olduğunu göstermektedir.

 

Dinlenik durumda ölçülen kan basıncı değerleri için normal kan basıncı, 120/80 mmHg 'nın altı olarak kabul edilmektedir. Normal kan basıncı değeri sınırı olarak kabul edilen 120/80 mmHg 'ın üstündeki kan basıncı ( KB ) değerleri Yüksek Tansiyon (Prehipertansiyon, Evre 1 Hipertansiyon, Evre 2 Hipertansiyon) olarak tanımlanır; izlem ve tedavisinin düzenlenmesi gereklidir.

Prehipertansiyon olarak tanımlanan ve kan basıncının 120-139 /80-89 mmHg arasında değerlere sahip kişilerde, uygun egzersiz programları, diyet ve kilo verme gibi hayat tarzı değişiklikleri yaptıklarında kan basıncı yükseklikleri hipertansiyon sınırlarına girmeden normal sınırlar olan 120 mHg/80mmHg altı değerlere tansiyonlarını düşürebilmektedirler.

 

Bu nedenle, prehipertansiyon  risk grubundakiler için sadece yaşam tarzı değişikliği, evre 1 Hipertansiyon vakalarında ve daha yüksek risk grubundakiler için yaşam tarzı değişikliğine ek olarak ilaç tedavisi önerilmektedir. Sağlıklı bir yaşam tarzı içinde olmayan ve içinde bulundukları bu yaşam tarzında gerekli değişiklikleri yapmayan normal kan basıncı değerlerine sahip bir kişide ileri yaşlarda hipertansiyon gelişme riski % 90 oranlarındadır.

 

 

Hipertansiyona neden olan faktörler arasında, çok büyük oranda (%95' in üzerinde) genetik faktörlerin de içinde olduğu insan metabolik yapısına ve yaşadığı çevre koşullarının tetiklediği yaşamsal stres ve dengesiz beslenmeyle ortaya çıkan obezite ve fizik aktiviteden yoksun sedanter hayat tarzı sayılabilir. Geri kalan kısmından ise (%3-5) böbrek, damar veya hormon hastalıkları sorumludur.

 

Egzersizin hipertansiyondan korunma, tedavi ve kontrolünde koruyucu etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Normal ve hipertansif kan basıncına sahip yetişkinlerde özellikle aerobik aktivitelerini içeren (büyük kas gruplarını içeren, sürekli ve ritmik tarzda ) egzersiz programları hipertansiyonun gelişiminde koruyucu etkiye sahiptir.

 

 

Fizik aktivitenin hipertansiyon tedavisindeki olumlu katkılarının bilinmesiyle birlikte aynı zamanda, hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilacın dozunu azaltabileceği veya antihipertansif ilaca gereksinimi ortadan kaldırabileceği de saptanmaktadır. Ayrıca, kalp hastalığı ve diğer kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltması, obeziteyi önlemede yardımcı olması, kas, kemik ve eklemleri güçlendirmekle birlikte yaşam kalitesini arttırdığı yapılan araştırmalarda gözlenmiştir.

 

 

 

 Egzersizin hipertansiyonda tedavi edici etkisinin üst düzeyde olması için egzersizin şiddeti, tipi, sıklığı ve süresi önemlidir. Hipertansif bireylerin yürütülmesi uygun olan egzersiz programı genel anlamıyla, büyük kas gruplarını içeren, sürekli ve ritmik tarzda aerobik egzersizleri içermelidir. Bu yapılması önerilen aerobik egzersizler tercihen haftada en az 3 ve 5 gün arasında, orta şiddetli  ve egzersizin süresi olarak da 30–60 dakikalık sürekli veya aralıklı egzersizler önerilmektedir .

                         

 

Hipertansiyon hastaların tedavilerinde fizik aktivite olarak aerobik egzersizler tercih edilecektir. Aerobik aktiviteler kalp kasının oksijenlenmesini artırmasının yanısıra kişinin ideal kilosuna ulaşmasına, kolesterol düzeyinin düşmesine, kan basıncının kontrol altına alınmasını sağlayacaktır ve bu metabolik olumlu gelişmeler ayrıca kişinin genel psikolojik stres düzeyini azaltmaya katkı verecek, sonuş itibariyle, yaşanmış olan bu metabolik değişimler hipertansiyonun tedavisinde olumlu gelişmeler sağlayacaktır.

 

 

Sadece hipertansiyn değil ama aynı zamanda birçok kronik metabolik hastalığın tedavisinde egzersizin çok başarılı bir doğal ilaç olduğuna dair araştırmalar yürütülmektedir. Sonraki yazılarımda bu olumlu gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

 

 

Okunma : 3633


- Yazarın Diğer Yazıları
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ EGE MEDYASI BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol

Bu haberi okudunuz mu?

»  « 

Copyright © 2015-2015 Tüm hakları saklıdır. Egemedyasi.Com
İletişim : 0505 573 36 98 Reklam : 0232 376 67 07 E-Mail : [email protected]
Yazılım & Tasarım : Aladağ Bilişim