İtiraz Yolu Kapalı ve Karar Kesin
AİHM'in en üst yargı organı olan Büyük Daire tarafından verilen bu karar kesin nitelik taşımakta olup Türkiye açısından itiraz yolları tamamen kapanmıştır. Mahkeme, mahkûmiyet kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) bakımından "hükümsüz ve geçersiz" sayılması gerektiğini belirterek başvurucunun ihlal öncesindeki hukuki durumuna getirilmesini istedi.
İhlal Edilen Maddeler ve Mahkemenin Gerekçesi
AİHM kararında öne çıkan hukuki değerlendirmeler ve ihlal tespit edilen AİHS maddeleri şu şekildedir:
İfade ve Örgütlenme Özgürlüğü (AİHS 10. ve 11. Maddeler): Mahkûmiyete esas alınan eylemlerin kamusal tartışmalara katılım, sivil toplum faaliyetleri ve bilgi yaymaktan ibaret olduğu; TCK’nın 312. maddesindeki suç ile cebir/şiddet olayları arasında somut bir nedensellik bağı kurulamadığı ifade edildi.
Özgürlük ve Güvenlik Hakkı (AİHS 5. Madde): Başvurucunun mahkûmiyet öncesi ve sonrası devam eden tutukluluğunun hukuka aykırı olduğu, 10 Aralık 2019’dan bu yana süren özgürlük mahrumiyetine ilişkin yeni ve ikna edici bir delil sunulmadığı vurgulandı.
Tazminat ve Masraflar: Mahkeme, uzun süreli tutukluluğun yarattığı manevi zarar ile yargılama giderlerinin karşılanması amacıyla Türkiye'nin tazminat ödemesine hükmetti.