İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti saflarına katılmasıyla birlikte kentte tırmanan siyasi gerilim, karşılıklı açıklamalarla yeni bir boyut kazandı. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün kendisini, partisini ve Başkan Cemil Tugay’ı hedef alan iddialarına çok sert sözlerle yanıt verdi.
Yaklaşan il kongresi öncesinde Çağatay Güç’ün siyasi çıkar peşinde koştugunu savunan Bilal Saygılı, Güç’ün geçmişteki bürokratik görevine dikkat çekerek iddialarını kanıtlamaya davet etti.
"Sen 1.5 Yıl Önce Neredeydin? Bürokratı Değil Miydin?"
Güç’ün "1.5 yıldır hizmet istenen yere hizmet götürülmeyerek kandırıldı" yönündeki açıklamalarına tepki gösteren Bilal Saygılı, Güç’ün daha önce Cemil Tugay’ın bürokratı olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"İnsanda biraz utanma olur! Peki, sen bir buçuk yıl önce neredeydin? Sayın Cemil Tugay'ın bürokratı değil miydin? Sana görev süren boyunca bir kez olsun 'şuraya hizmet götürme' dendi mi? Şimdi çıkıp bunları mertçe açıkla. Sözlerini ispat etmez isen müfterisin!"
"Çalışma Arkadaşlarını Zan Altında Bırakıyor"
Güç’ün siyasi hırsları uğruna eski çalışma arkadaşlarını zan altında bıraktığını öne süren Saygılı, belediyeye yönelik soruşturmalar sürecinde Güç'ün sorumluluktan kaçmaya çalıştığını iddia etti. İzmir'deki hizmet gecikmelerinin ve sorunların muhatabının muhalefetin kendi iç çekişmeleri olduğunu belirten Saygılı, yapılan istişarelerin tamamen İzmir'in sorunlarına çözüm bulma amacı taşıdığını kaydetti.
"Kendi Partililerin Tarafından Sevilmiyorsun"
Açıklamasında Güç’ün kişisel siyasi kariyerine ve parti içi durumuna da değinen AK Parti İl Başkanı Saygılı, sert eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
"Belediyede çalışırken çalışanlar tarafından sevilmiyordun, siyasete girdin kendi partililerin tarafından sevilmiyorsun. Bizim nasibimiz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımızla, milletvekillerimizle, belediye başkanlarımız ve bütün teşkilatımızla İzmir’e eser ve hizmet kazandırmak. Senin nasibin ise o derin ve kirli çukurda debelenip durmak. Herkes kendine yakışan yerde."