Abdullah Gül polemiği: Eski defterler açıldı
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, eski bakan ve Anavatan Partisi (ANAP) Genel Başkanı Erkan Mumcu’nun kendisi ve Abdullah Gül hakkında ortaya attığı iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Mumcu ile 20 yıldır herhangi bir iletişimi olmadığını belirten Arınç, şahsını ve Sayın Abdullah Gül'ü hedef alan ifadeler nedeniyle açıklama yapma gereği duyduğunu ifade etti.
"Vesayet Zihniyetine Manivela Olmak İstediler"
Erkan Mumcu’nun AK Parti’den ayrılış ve ANAP’ın başına geçiş sürecini hatırlatan Arınç, o dönemki siyasi atmosferi şu sözlerle değerlendirdi:
"2002’de AK Parti’den milletvekili ve ardından bakan oldu. İki yıl sonra çok garip bir şekilde AK Parti’den istifa etti. Hem AK Parti’den hem de CHP’den bazı milletvekillerini dâhil etmek suretiyle Anavatan Partisine grup kurdurdu. O tarihte askerî vesayet zihniyeti taşıyan bazı çevrelerin 'AK Parti’nin önüne geçmek gerekir' düşüncesiyle Anavatan Partisini bir manivela gibi kullanmak istedikleri konuşuluyordu."
"Abdullah Gül’ün Adaylığı İstişarelerle Belirlendi"
2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kapsamlı istişareler yürüttüğünü belirten Arınç, sürecin Mumcu’nun iddia ettiği gibi gelişmediğini söyledi:
"Sayın Erdoğan; milletvekillerimiz, parti teşkilatları ve kanaat önderleriyle çok önemli istişareler yaptı. 23 Nisan günü Meclis Başkanlığı makamında iki dost olarak bu konuyu detaylı konuştuk ve 'Adayımız Abdullah Bey’dir' dedi. Sayın Erdoğan’ın adaylığı açıkladığı konuşmasındaki samimiyeti ben bugün hâlâ hissediyorum. Mumcu bu konuda çok büyük bir yalanın içerisindedir."
"367 Kumpasının İçinde Yer Aldılar"
2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan "367 krizi" ve Meclis oylamasına değinen Arınç, Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi'nin (DYP) takındığı tavrı eleştirdi:
Meclis Oylaması ve Kilitlenen Gruplar: Arınç, Mumcu’nun Meclis’e girmeyerek bu kumpasın parçası olduğunu, hatta 20 kişilik grubunu bir odaya kilitleyerek oy kullanmaya göndermediğinin ifade edildiğini aktardı.
Karara Rağmen Katılan İsimler: DYP’den Ümmet Kandoğan ve Mehmet Eraslan ile CHP’den Esat Canan’ın partilerinin kararına rağmen demokrasiye katkı sağlamak adına oylamaya katıldıklarını belirtti.
Erken Seçim Kararı: Oylamada 361 sayıda kalındığını ve Anayasa Mahkemesi kararıyla seçimin kilitlendiğini hatırlatan Arınç, bu durum üzerine genel seçimleri 3 ay öne aldıklarını ve cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönündeki kararlılığı pekiştirdiklerini vurguladı.