CHP’yi sarsan "mavi valiz" adli soruşturmaları, İzmir ve İstanbul’daki devasa belediye iştirakleri operasyonları ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in 1 milyon avroluk delege/adaylık borsası itiraflarının ardından; Ankara koridorlarından partinin kurumsal varlığına yönelik nihai hukuki darbenin tarihi sızdı.
TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, katıldığı canlı yayında tüm siyaset gündemini altüst edecek bir kulis bilgisini paylaşarak, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nde görülen Kurultay İptal davasında "Mutlak Butlan" (kesin hükümsüzlük) kararının yarın (22 Mayıs 2026 Cuma) resmen UYAP sistemine yükleneceğini iddia etti.
Eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar'ın ise temmuz ayını işaret ederek ihtiyatlı yaklaştığı bu "son dakika" gelişmesi, genel merkez ile muhalif blok (Kılıçdaroğlu-Gürsel Tekin ittifakı) arasındaki savaşı fiziki bir çatışma ve direniş eşiğine getirdi. Kararın detayları, partinin aldığı gayriresmi savaş pozisyonu ve siyasi analizi şu şekildedir:
1. Genel Merkezde "Barikat" Hazırlığı: Binalar Terk Edilmeyecek
Fatih Atik’in "Yarın UYAP'a yükleniyor" dediği Mutlak Butlan kararı kulislere düşer düşmez, Özgür Özel ve Veli Ağbaba yönetiminin panikle bir B planı hazırladığı öğrenildi. İddialara göre genel merkez hukuki kararı tanımamaya hazırlanıyor:
"Girişleri Engelleme" Talimatı: Mahkemenin kurultayı iptal etmesi ve yasal olarak yönetimi Kemal Kılıçdaroğlu ile eski PM üyelerine iade etmesi (veya İstanbul Çağrı Heyeti tarzı bir kayyum formülü uygulaması) durumunda, mevcut yönetimin CHP Genel Merkezi’ni ve il binalarını terk etmeme kararı aldığı belirtildi.
Fiziki Direniş Hazırlığı: Mahkeme tarafından görevlendirilecek olan yasal heyetlerin genel merkez binasına girişine örgüt ve güvenlik eliyle fiilen izin verilmeyeceği, sürecin "hükümetin partiyi gasp girişimi" olarak nitelendirilerek tabanın binaların önüne barikat olarak çağrılacağı konuşuluyor.
2. "Muhalif Medya Ekonomisi Çöker" Çıkışı
Fatih Atik, canlı yayında Mutlak Butlan kararının sadece CHP yönetimini değil, partinin holdingleşen yapısından beslenen devasa bir tekel ağını da vuracağını belirtti:
"Mutlak butlan çıkarsa, muhalif medyanın ekonomisi etkilenir. Oradan beslenen gazetecilerin ve bu süreci kendilerine sermaye yapanların ekonomileri etkilenir."
(Bu tespit; son dönemde Ekrem İmamoğlu ve genel merkez fonlarıyla fonlandığı iddia edilen, rüşvet ve "mavi valiz" skandallarını karartmak için yayın yapan televizyon ve gazetelerin finansal musluklarının, Kılıçdaroğlu’nun geri dönüşüyle anında kesileceği gerçeğine dayanıyor).