CHP’li Bülent Kuşoğlu’ndan İktidara Ağır Sorular: "Bu Bir Fon Krizi Değil, Devletin İflas Eden Denetimidir!"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, piyasaları sarsan fon krizine dair sert uyarılarda bulunarak denetim zafiyetine ve liyakatsiz bürokrasiye tepki gösterdi.

Türkiye gündemini sarsan, yüz binlerce yatırımcıyı ve milyarlarca liralık birikimi doğrudan ilgilendiren finansal fon krizi, iktidar ile muhalefet arasında yeni bir hesaplaşma başlattı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, yaşanan tabloyu basit bir şirket tasfiyesi olarak görmediklerini belirterek konuyu bir "devlet krizi" olarak nitelendirdi.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gibi köklü denetim kurumlarının varlığına rağmen bu çapta bir krizin patlak vermesini kabul edilemez bulan Kuşoğlu; liyakatsiz atamalar, kötü yönetim ve idari ihmaller üzerinden iktidarı sert sorularla hedef aldı.

"Enkazın Başında Açıklama Yapmak Devlet Yönetimi Değildir"

Denetim ve düzenleme mekanizmalarının işlevini yitirdiğine dikkat çeken CHP'li Bülent Kuşoğlu, devletin asıl görevinin felaket oluştuktan sonra açıklama yapmak değil, riski önceden engellemek olduğunu savundu. Kuşoğlu, şu kritik soruları gündeme taşıdı:

"Bir ülkede denetim kurumları varsa, kurallar ve uzmanlar varsa böylesine büyük bir kriz nasıl ortaya çıkabiliyor? Kim görevini yaptı, kim zamanında müdahale etti? Kurumların işleyişi zayıflarsa ve sorumluluk zinciri belirsizleşirse ortaya çıkan sonuç yalnızca ekonomik kayıp olmaz; devlete duyulan güven de yara alır. İktidarın yapması gereken bu soruları soranları suçlamak değil, belgeleriyle gerçekleri ortaya koymaktır."

"Milletin Birikimi Siyasete Ve Şirketlere Yük Edilemez"

Krizin maliyetinin kamu kaynakları kullanılarak halkın sırtına yüklenmesi ihtimaline de sert tepki gösteren Kuşoğlu, yatırımcıların alacaklarının hangi takvimle ödeneceğinin ve usulsüzlük yapan isimlerin nasıl yargılanacağının acilen açıklanmasını istedi:

"Vatandaşın vergisiyle oluşan kamu kaynakları, sorumluluğu belirsizleştirmek veya özel kişilerin yükümlülüklerini açıklamasız biçimde kamuya aktarmak için kullanılamaz. Zararı gidermek başka, o zararın nasıl ortaya çıktığının hesabını sormak başkadır. Şeffaf bir inceleme için sorumluluğu bulunan bürokrat ve siyasetçilerin görevden el çektirilmesi bağımsız yargının önünü açacaktır."

 

Gündem Haberleri