Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat; siyasi kutuplaşma, kamuoyunu sarsan fon dolandırıcılığı iddiaları, basın özgürlüğü ve hukuk devleti ilkelerine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin temiz siyaset ve şeffaf devlet anlayışına ihtiyaç duyduğunu belirten Canpolat, süregelen "fon krizi" için bağımsız soruşturma çağrısı yaptı.
Türkiye’nin iki kutuplu siyasete mahkûm edilemeyeceğini ifade eden Canpolat, iktidara ve yargı mekanizmalarına seslenerek gerçeklerin üzerinin örtülemeyeceğini vurguladı.
"Herkesin İlişkileri Şeffaf Biçimde Ortaya Konulmalı"
Fon dolandırıcılığı iddialarının basit bir finansal suç olarak ele alınamayacağını belirten Canpolat, olayın siyasi ve bürokratik boyutlarının araştırılması gerektiğini ifade etti:
"Bugün kamuoyunu sarsan fon dolandırıcılığı iddiaları yalnızca birkaç kişinin yaptığı bir finansal suç meselesi olarak ele alınamaz. Ortada büyük bir mağduriyet ve ciddi iddialar varsa, paranın nereye gittiği kadar, kimlerin hangi ilişkiler içerisinde olduğu da bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Kim olursa olsun, hangi siyasi partiye veya makama yakın olursa olsun, herkesin ilişkileri şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır. Böylesine büyük ölçekli bir organizasyonun siyasi, bürokratik veya ekonomik bağlantıları görmezden gelinemez."
"Halkın Haber Alma Hakkı Ve Basın Özgürlüğü Engellenemez"
İktidarın sansür ve baskı politikalarını eleştiren CHP'li Canpolat, haber alma hakkının ve özgür basının teminat altına alınması gerektiğinin altını çizdi:
"Hoşuna gitmeyen her sesi tehdit olarak gören bir iktidar anlayışı, demokratik toplumun temelini zayıflatır. Halkın haber alma hakkı engellenemez. Gazeteciler susturularak, erişim engelleriyle, kayyım uygulamalarıyla veya ekonomik baskılarla gerçeklerin üzeri örtülemez. Türkiye’nin ihtiyacı korku değil özgürlük, sansür değil şeffaflık, kutuplaşma değil demokrasi, kişiye göre hukuk değil, herkes için hukuktur."