Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Avukat Gökhan Ağdemir’in baro seçimleri öncesinde katıldığı bir yayında dile getirdiği, "Bakanlık bize bir ayrıcalık tanıdı, 2 sene içerisinde 70 tane baro üyesi avukat arkadaşımızı hakim ve savcı yaptık" sözleri yargı camiasında büyük bir infiale yol açtı. Gelen tepkiler üzerine Ağdemir adaylıktan çekilirken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kanadından konuya ilişkin sert bir tepki yükseldi.
CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, kamuoyunu sarsan açıklamalara ilişkin sert bir değerlendirmede bulunarak Adalet Bakanlığı’na ve mülakat sistemine tepki gösterdi.
"Hakim Ve Savcı Olmak İçin Hukuk Bilmek Mi Gerekiyor, Birilerini Tanımak Mı?"
Söz konusu iddialara ve referans sistemine tepki gösteren Sevda Erdan Kılıç, kendisinin de bir hukukçu olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Ankara 2 No’lu baro başkanı çıkıyor; bakanlıklarla görüştüğünü, kendilerine ayrıcalık tanıdığını, yaklaşık 70 avukatı hakim ve savcı yaptıklarını anlatıyor. Eyvah ki ne eyvah! Cübbesinden de utanmıyor. Ben de bir hukukçuyum, yıllarca avukatlık yaptım ve öfkemi gizlemekte zorlanıyorum. O cübbeye torpil listesi, referans mektubu sığdıramazsınız. Allah aşkına bu memlekette hakim ve savcı olmak için hukuk bilmek mi gerekiyor, yoksa birilerini tanımak mı?"
"Mülakatta Elenip İntihar Eden Gencin Ailesine Ne Diyeceksiniz?"
Geçtiğimiz yıl mülakat mağduriyeti nedeniyle yaşamına son veren genç hukukçuyu hatırlatan CHP’li Kılıç, Adalet Bakanı’na doğrudan seslendi:
"Yazılı sınavda 115. sırada olmasına rağmen mülakatla elenen ve ardından yaşamına son veren genç bir hukukçumuz vardı. Şimdi o gencin ailesinin yüzüne nasıl bakacaksınız? Nedir bu ayrıcalık? Kim verdi, hangi hakla verdi bunu? Yıllarca dirsek çürütüp sabahlara kadar sınavlara çalışan, arkasında amcası, dayısı olmayan gençlerimizin suçu ne?"
"Adaletin Terazisine Referans Koyarsanız Hak Değil Hatır Tartılır"
Çoklu baro yasasının çıkarıldığı dönemde verdikleri mücadeleyi hatırlatan Kılıç, savunmanın bölündüğünü ve liyakatin tamamen ortadan kaldırıldığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Yarın bizim hakkımızda karar verecek hakimlerin, savcıların kime borçlu olduğunu düşünmek bile korkunç. Adaletin terazisine referans koyarsanız, o terazide hak değil, hatır tartılır. Bu ayrıcalıklı ve kayırmacı anlayışa karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz."