Gazeteci ve yazar İsmet Orhan, kaleme aldığı "Sevinçler De Ağlar" başlıklı şiirsel köşe yazısında insan ilişkileri, yalnızlık ve hayatın kaçınılmaz sonu üzerine duygusal bir sorgulamaya imza attı. Meslek yaşamında gıptayla baktığı duayen bir gazeteci büyüğüyle yaptığı sohbetten etkilenerek yazıyı kaleme aldığını belirten Orhan, dostluklarda paylaşılan sevinçler ile bireysel yalnızlıklar arasındaki çelişkiyi dile getirdi.
"HERKESİN SEVİNCİNE YETİŞTİM, KENDİ SEVİNCİME HİÇ SİRA GELMEDİ"
Yazısında dostlarının mutluluklarına her zaman samimiyetle ortak olduğunu ancak kendi sevinçlerinde aynı paylaşımı yakalayamadığını ifade eden İsmet Orhan, şu dizelere yer verdi:
"Dostlarımın sevinçlerine hep ortak oldum; güldüm, alkışladım, sevindim... Kendi sevinçlerime gelince? Sanki sevinçlerim bana cimri davrandılar. Belki hayat bana fazla sevinç ayırmadı, belki de ben gelen sevinçleri paylaşacak kadar cömert olamadım! Herkesin sevincine davetliydim; kendim, kendi sevincime davetsiz kaldım. İnsan bazen yalnızlığını ağlarken değil, sevinecek bir şey bulamadığında anlıyormuş. En çok şuna üzülüyorum: Ben herkesin sevincine yetiştim, kendi sevincime hiç sıra gelmedi..."
"YÜKÜ SIRTLAYAN KALP AĞLAR"
Hayatın ölümle noktalandığını ve yaşanan derin acıların bazen sessizlik arkasına gizlendiğini vurgulayan Orhan, yazısını şu duygusal ifadelerle tamamladı:
"Son akışın ölümle sonlandığı hayatta bazen acı sessiz kalır, gözler yalancıktan gülümser... Yükü sırtlayan kalp ağlar. Bir de ağlarsa analar ağlar; hani derler ya, gerisi yalan ağlar..."
DİPNOT: DUAYEN MESLEK BÜYÜĞÜYLE SOHBETTEN İLHAM ALINDI
Yazının dipnotunda bu duygusal yoğunluğun kaynağını açıklayan İsmet Orhan, dürüstlüğüne ve ahlakına gıpta ettiği duayen bir meslek büyüğünün kendisine sarf ettiği "Arkadaş ben tüm dostlarımın sevinçlerine ortak oldum ama kendi sevinçlerimi onlarla paylaşamadım" sözlerinden derin bir biçimde etkilenerek bu satırları kaleme aldığını belirtti.
İşte İsmet Orhan'ın yazısı:
SEVİNÇLER DE AĞLAR
Dostlarımın sevinçlerine,
Hep ortak oldum …
Güldüm,
Alkışladım,
Sevindim…
+++
Kendi sevinçlerime gelince ?…
Ne diyeyim ?
Ne bileyim ?
Sanki sevinçlerim bana,
Cimri davrandılar…
Belki,
Hayat bana,
Fazla sevinç ayırmadı…
Belki de ben,
Gelen sevinçleri paylaşacak kadar cömert olamadım !…
Ne tuhaf ?
Herkesin sevincine davetliydim …
Kendim,
Kendi sevincime davetsiz kaldım …
+++
İnsan bazen yalnızlığını,
Ağlarken değil,
Sevinecek bir şey bulamadığında anlıyormuş !…
Veee !…
Geriye dönüp baktığımda ?
En çok şuna üzülüyorum ?
Ben,
Herkesin sevincine yetiştim,
Kendi sevincime hiç sıra gelmedi …
Kendi sevincime,
Kendim tanıklık ettim…
+++
Son akışın,
Ölümle sonlandığı hayatta …
Bazen,
Acı sessiz kalır…
Gözler,
Yalancıktan gülümser…
Yükü sırtlayan,
Kalp ağlar …
Bir de,
Ağlarsa analar ağlar …
Hani derler ya ?
Gerisi yalan ağlar …
+++
Not :
Bugün …
Gazeteciliğine
Ahlakına
Dürüstlüğüne
Dostluğuna
Gıptayla baktığım,
Çok sevdiğim,
Duayen bir meslek büyüğümle sohbet ettim…
Dedi ki bana ?
“ arkadaş ben tüm dostlarımın,
Sevinçlerine ortak oldum,
ama “ kendi sevinçlerimi onlarla paylaşamadım “…
Ben de,
Çok etkilendim, duyguya boğuldum…
Aha bu yazıyı o vesileyle yazdım …