İsmet Orhan Yazdı: "Sanat Güneşi Öldü Gölge Sanat Doğdu"

Gazeteci yazar İsmet Orhan, Zeki Müren'in vefatının 30. yılında kaleme aldığı yazısında Türk sanat müziğinin efsane ismini anarken günümüz sanat anlayışını ve toplumsal yozlaşmayı eleştirdi.

Gazeteci ve yazar İsmet Orhan, Türk müziğinin unutulmaz efsanesi "Sanat Güneşi" Zeki Müren’in vefatının 30. yılı dolayısıyla dikkat çeken bir köşe yazısı kaleme aldı. Zeki Müren’in zarif kişiliği, Türkçeye olan saygısı ve toplumsal katkılarına vurgu yapan Orhan, günümüz sanat ve popüler kültür dünyasında yaşanan yozlaşmaya tepki gösterdi.

"SANATÇI OLMAK İÇİN SADECE SES YETMEZDİ"

Zeki Müren dönemindeki sanatçı profilini ve sahne disiplinini hatırlatan İsmet Orhan, nostaljik ve eleştirel değerlendirmelerinde şu ifadeleri kullandı:

"Bir zamanlar sanatçı olmak için ses yetmezdi; emek, edep, kültür ve karakter gerekirdi. Zeki Müren sahneye çıktığında Türkçesiyle, terbiyesiyle, emeğiyle ve duruşuyla öne çıkar; herkes susar, sanat konuşurdu. Günümüzde ise gürültüler yetenek yerine geçiyor, skandallar alkışlanıyor. Ses var, görüntü var, gösteri var fakat sanat yok."

"ZARAFETİN YERİNİ KABALIK, EMEĞİN YERİNİ HIRSIZLIK ALDI"

Günümüz popüler kültür ortamında kalitenin ve estetiğin kaybolduğunu belirten Orhan, toplum ile sanatçılar arasındaki bağın nitelik değiştirdiğini savundu:

"Türkiye, Zeki Müren’i kaybederken sanat anlayışını da kaybetti. Yıllarca özel yaşamıyla eleştirilen Zeki Müren; yetim çocukları okuttu, kimsesiz yaşlılara yardım etti, askerliğini yaptı, vergisini ödedi ve tüm servetini Türk Eğitim Vakfı ile Mehmetçik Vakfı’na bağışladı. Ülkesine ve insanlığa hiç bir zararı olmadı. Şimdi soruyorum: Zeki Müren mi iyi insandı, yoksa bugün ahlaksızlığı, adaletsizliği ve haksızlığı topluma dayatan zihniyetlerin temsilcileri mi?"

İşte Orhan'ın yazısı:

Sanat Güneşi öldü gölge sanat doğdu

Zeki Müren’i kaybedişimizin,

Otuzuncu yılına girdik …

Sanat güneşi …

Türk sanat müziğinde,

Güçlü sesi ve yorumu,

Zarafeti ve sahne kişiliği karşısında,

Zeki Müren’e verilen “ onursal unvandır “

Kısaca,

Türk Sanat Müziği’nin parlayan yıldızı …

***

Bir zamanlar …

Sanatçı olmak için,

Ses yetmezdi…

Emek,

Edep,

Kültür,

Karakter,

Gerekirdi …

Zeki Müren,

Sahneye çıktığında…

Türkçesiyle,

Terbiyesiyle,

Emeğiyle,

Duruşuyla,

Öne çıkar,

Herkes susar,

Sanat konuşurdu…

Sanatçı ve sanatı alkışlanırdı …

***

Günümüzde …

Gürültüler,

Yetenek yerine geçiyor,

Skandallar alkışlanıyor …

Ses var,

Görüntü var,

Gösteri var,

Sanat yok …

Peki !

Neden Zeki Müren’ler yetişmiyor ?…

Çünkü !

Kalitenin yerini,

Görünürlük…

Zarafetin yerini,

Kabalık…

Emeğin yerini,

Hırsızlık aldı …

Aynı sözler,

Aynı pozlar,

Aynı kahkahalar,

Aynı yapay mutluluklar …

Bir telefon,

Bir sansasyon,

Bir utanmazlık,

Yetiyor, artıyor bile …

***

Sonuçta …

Türkiye,

Zeki Müren’i kaybederken,

Sanat anlayışını da kaybetti…

Zeki Müren,

Yıllarca “ fiziki yapısından dolayı özel yaşamıyla” eleştirilmişti …

Aynı Zeki Müren…

Yetim çocukları okuttu…

Kimsesiz yaşlılara yardım etti…

Askerliğini yaptı,

Vergisini ödedi …

Tüm servetini,

Eğitim vakfına,

Mehmetçik vakfına bağışladı …

Ülkesine,

Halkına,

İnsanlığa,

Hiç bir zararı olmadı …

HHH

Şimdi soruyorum ?

Zeki Müren mi,

İyi insandı ?…

Günümüzde,

Yaşananların sebebi?

Siyasetçisiyle,

Medyasıyla,

Sanatçısıyla,

İş dünyasıyla…

Ahlaksızlığı…

Adaletsizliği…

Haksızlığı…

Hırsızlığı…

Topluma dayatan zihniyetlerin,

Temsilcileri mi,

İyi insan ?…

Not :

İyi ki !

Zeki Müren’i bire bir tanımışım…

Sohbetlerim olmuş …at Güneşi öldü gölge sanat doğd

Gündem Haberleri