Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen "Mutlak Butlan" kararıyla tedbiren yeniden genel başkanlık makamına iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu, adli kararın UYAP'a yüklenmesinin hemen ertesi sabahı (22 Mayıs 2026 Cuma) ilk fiili ve operasyonel hamlesini gerçekleştirdi.
Kılıçdaroğlu, saat 08.30 itibarıyla gönderdiği azilnameyle, bugüne kadar mahkemelerde Özgür Özel yönetimini savunan CHP Genel Merkezi avukatları Çağlar Çağlayan, Mehmet Can Keysan ve Hazar Kardaş’ı resmen azletti.
Partinin kurumsal mekanizmalarına yönelik bu şimşek hamlenin gerekçeleri, görevden alınan isimlerin ilk tepkileri ve siyasi-hukuki analizi şu şekildedir:
1. Hamlenin Gerekçesi: Yargıtay’daki Temyiz Sürecinde "Savunma" Hattını Ele Geçirmek
Kılıçdaroğlu’nun koltuğa oturur oturmaz ilk iş olarak genel merkez avukatlarını görevden alması, sembolik bir tasfiyeden ziyade çok net bir hukuki savunma stratejisine dayanmaktadır:
Temyiz Dilekçesini Sakatlama Amacı: Mevcut Özgür Özel yönetimi, iki hafta içinde kararı Yargıtay’a taşıyarak "tedbirin kaldırılması ve yürütmeyi durdurma" talep etmeye hazırlanıyordu. Bu başvuruyu parti adına yapacak olan kişiler ise genel merkezin mevcut hukukçularıydı.
Vekaletlerin İptali: Kılıçdaroğlu bu 3 ismi azlederek, Özgür Özel ekibinin CHP tüzel kişiliği adına Yargıtay’a "BAM kararına itiraz" dilekçesi vermesini hukuken engellemiş oldu. Artık Yargıtay’a sunulacak savunmaları sadece Kılıçdaroğlu’nun atayacağı yeni avukat heyeti yazabilecek. Bu da Yargıtay aşamasında partinin resmi savunmasının "Evet, geçmiş kurultayda delege iradesine fesat karıştırılmıştır, karar doğrudur" şeklinde kurulması riskini doğuruyor.