Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, sosyal medya hesabı üzerinden Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasına ilişkin hukuki bir analiz yayımladı. Uçum, ilgili maddenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının bağlayıcılığına gerekçe gösterilemeyeceğini savundu.
"Düzenleme Yargı Kararlarına Değil Norm Uyuşmazlıklarına İlişkindir"
Anayasa’nın 90. maddesinin temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmalar ile ulusal kanunların çelişmesi durumunu düzenlediğini belirten Uçum, AİHM kararlarının bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini şu gerekçelerle açıkladı:
Mahkeme Kararı ile Norm Ayrımı: AİHM kararlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) dayansa dahi birer "mahkeme kararı" olduğunu, uluslararası antlaşma (norm) niteliği taşımadığını vurguladı.
Kanun ve Karar Çelişkisi: AİHM’in doğrudan bir kanun hükmü hakkında karar veremeyeceğini, incelemelerin mahkeme kararları üzerinden yürütüldüğünü ifade etti.
Usul Kanunları Vurgusu: AİHM ihlal kararları sonrası yerel mahkemelerin verdiği direnme kararlarının Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK m. 323) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK m. 380) çerçevesinde şekillendiğini, bunun bir Anayasa ihlali oluşturmadığını belirtti.
"Yeni Anayasada Muhafaza Edilmeyebilir"
Kararların bağlayıcılığını Anayasa m.90/son hükmüne dayandırmanın pozitif hukukla bağdaşmadığını dile getiren Uçum, uluslararası karşılaştırmalara da dikkat çekti:
"Hak ve özgürlüklerle ilgili uluslararası sözleşmelerin çelişki halinde kanuna üstün tutulması hükmüne benzer bir düzenleme Avrupa’da sadece dört ülkede (Çekya, Hırvatistan, Romanya, Bulgaristan) var. Almanya ve Fransa dahil 50 Avrupa ülkesinde bulunmaması üzerine düşünmek gerekir. Türkiye yeni anayasasını yaptığında muhtemelen bu hüküm muhafaza edilecek hükümler arasında yer almayacaktır."