CHP'liyse tutukla, değilse serbest bırak!

Gazeteci Barış Yarkadaş, Banu Özdemir’i yazdı…

CHP'liyse tutukla, değilse serbest bırak!
Editör: Ege Medyası
08 Haziran 2022 - 12:07
Önceki gün gazetelere yansıyan bir habere göre, İzmir’in Torbalı ilçesinde 25 Mayıs günü 4 caminin hoparlöründen aynı anda Bülent Ersoy’un ‘Yüzünü Göremem’ şarkısı duyuldu. İlçe halkı ne olup bittiğini anlamaya çalışırken, savcılığın talimatı üzerine harekete geçen polis, faili kısa sürede buldu. Fail, elektrik teknisyeni F.G. idi… İlk sorgusunun ardından savcılığa sevk edilen F.G., aynı gün ‘adli kontrol’ şartıyla serbest bırakıldı.


Bu haberi okuyunca, aklıma 2020 yılının Mayıs ayında gözaltına alınan ve tutuklanan CHP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir’in uğradığı haksızlık ve yaşadığı eziyet geldi.
İsterseniz o gün ne olduğunu hatırlayalım…

HERKES MERAK EDERKEN…
20 Mayıs 2020 tarihinde İzmir’in 62 camisinin hoparlöründen ünlü Çav Bella marşı yayımlandı. Belli ki; birileri camilerin merkezi ses sistemine girmiş ve bu saygısızlığı yapmıştı. Planlı ve organize olduğu anlaşılan bu eylem, öğlen saatlerinde birçok twit hesabından paylaşılmaya başlandı. Herkes bu garip durumun sebebini soruyor ve saygısızlığı yapan kişi ya da kişilerin kim olduğunu merak ettiğini ifade ediyordu.
Bu isimlerden biri de CHP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir’di. Özdemir, twitterda izlediği bu görüntüyü cep telefonuna indirdi ve saat 19.00 sularında “İzmir Müftülüğü açıklama yapacak mı?” sorusuyla birlikte paylaştı. Özdemir, sosyal medyanın diline özgü olarak, twitine müzik notası işareti de koydu.
Ve ne olduysa ondan sonra oldu…

CHP’li Özdemir’e linç!
Banu Özdemir’in CHP’li kimliğini bilen troller, önce telegram gruplarında ardından ise sosyal medyada bir linç harekatına başladılar. Camilerde müzik çalan kişi sanki Banu Özdemir imiş gibi yayınlar yaparak, CHP’li Özdemir’i hedef haline getirdiler!
Bu yayınların ardından ise devreye savcılık girdi ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne Banu Özdemir’in ifadesinin alınması talimatı verildi. Özdemir, emniyetten gelen telefon üzerine polise gitti. Bu sırada ise gözaltı işlemi yapıldı. Ertesi gün savcılığa çıkarılan Özdemir, TCK 216/3’ün “dini değerleri aşağılama” maddesinden soruşturmaya uğradığını öğrendi.
Oysa ki; ortada bir aşağılama değil, İzmir Müftülüğü’nü uyaran ve açıklama yapmaya davet eden bir çağrı vardı.

Özdemir’in avukatları, savcıya tüm bunları anlattılar…
Özdemir’in savcılık sorgusu aşamasını takip eden kamuoyu, “Biraz sonra serbest bırakırlar” diye beklerken, savcılık maddeyi değiştirerek, soruşturmayı 216/1’den yapacağını söyledi. Bu madde, tutuklamanın önünü açacaktı… Ki; öyle de oldu. Banu Özdemir, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme…” suçundan tutuklandı. CHP’li Özdemir, sosyal medyada sistemli olarak yayılan bir yalan yüzünden 9 gün cezaevinde kaldı. Pandemi koşullarında tutuklanan Özdemir, 8 ay boyunca yargılandı. Her duruşmada, olan biteni yeniden yeniden anlattı.
Devam edelim…

Polisten gelen rapora rağmen…
Savcılık bu süreç içinde emniyete “Banu Özdemir’in twiti herhangi bir infiale sebep olmuş mudur?” diye sordu. Emniyet, “Kamu güvenliğini tehlikeye atan somut bir olay olmamıştır” yanıtını verdi. Ancak buna rağmen, savcı emniyetten gelen raporu dikkate almadı ve “İnfial vardır” iddiasında bulundu. Savcının ‘infial’ kanıtı ise twitterda Özdemir’in aleyhine yazılan mesajlardı. Savcı, olayın üzerinden sekiz ay geçmesine rağmen “açık ve yakın tehlike” unsuru olduğunu iddia etti. Ve yine aynı savcı, Özdemir için ceza isterken, “Camide çalan müziğin yer aldığı twiti alıntı yaparak paylaşmak yerine, neden görüntüyü indirip paylaştı?” diye garip garip yorumlar yaptı.

BU NASIL BİR SUÇ İSNADI?
Savcıya göre, Banu Özdemir’in twiti paylaşırken ‘kınama yapmamış olması’da suçlu olması için yeterli sebepti! Oysa ki; Özdemir camiden müzik çalınmasını kınamıştı. Ki; kınamasa bile bu savcıyı ilgilendiren bir durum değildir. Zira; hukukun en temel ilkelerine göre, “hiç kimse kanaatini açıklamaya zorlanamaz!”dı.
Savcı bu temel ilkeyi de görmezden geliyordu…
Ne yazık ki; mahkeme de savcının savlarını ciddiye alınca, Özdemir cezaevine gönderildi. Cezaevinde 9 gün kaldıktan sonra serbest bırakılan Özdemir’in yargılanması sekiz ay sürdü. CHP’li Banu Özdemir, 50. Asliye Ceza Mahkemesi heyetinin “Olayın gerçek failleri bulunamamıştır” hükmüyle birlikte BERAAT ETTİ.
Ancak buna rağmen, Banu Özdemir’in çilesi bitmedi…
Neden mi?

Yarın yeniden yargılanacak!
Çünkü; savcı bu kararı istinafa taşıdı. Savcının itirazını değerlendiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, “eksik soruşturma ve inceleme olduğu” gerekçesiyle, yerel mahkemenin beraat kararını bozdu.
Bunun anlamı, Banu Özdemir’in yeniden yargılanacak olmasıdır. Özdemir, perşembe günü yeniden hakim karşısına çıkacak ve yaşadığı süreçleri en baştan itibaren yeniden anlatacak.

“PARDON FİLMİNE BENZİYOR”
Yazıyı yazmak için bilgisayar başına otururken, Banu Özdemir’i aradım ve ne düşündüğünü sordum. Özdemir, ”Kendimi rahmetli Ferhan Şensoy’un o ünlü PARDON filminin setinde gibi hissediyorum” dedi.

Banu Özdemir haksız mı?
Bir yanda camiden müzik çaldığı belli olan kişi -olması gerektiği gibi- serbest kalırken, Banu Özdemir ise CHP’li kimliği yüzünden yıllara varan bir dava sürecinin içinden geçiyor…
Bu ülkede muhalif kimliğe sahip olmanın bedeli, işte böyle ödetiliyor…

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum