CHP yerel yönetimlerindeki rüşvet davaları, İBB ve İzmir iştiraklerindeki ihale operasyonları ve İstanbul İl Başkanlığı’ndan yükselen "arınma" muhtırasıyla tarihinin en sancılı günlerini geçiren ana muhalefet partisinde, mikro ölçekli ama örgütsel hiyerarşi açısından son derece çarpıcı bir kriz de Menderes’te patlak verdi.
Geçmişte krizlerle, görevden almalarla ve istifalarla anılan CHP Menderes örgütünde, İzmir Büyükşehir ve Menderes Belediye Meclis Üyesi Tülay Horasan, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in bizzat verdiği dilekçe üzerine kesin ihraç istemiyle yeniden disiplin kuruluna sevk edildi.
Menderes’teki disiplin krizinin perde arkası, tarafların açıklamalarındaki şifreler ve siyasi analizi şu şekildedir:
1. "Gerekçe Yok, Belge Yok": Meclis Üyesi Horasan İsyan Etti
Geçtiğimiz günlerde disiplin kuruluna savunmasını teslim eden Tülay Horasan, kendisine yönelik suçlamaların tamamen içi boş ve şahsi bir husumete dayalı olduğunu ima etti:
"Disiplin sürecim başladı, savunmamı istediler verdim. Herhangi bir bilgi ve belge yok, yersiz bir durumdu. Somut bir delil yok, İlkay Başkan sadece disipline verilmemi istemiş. Sorunun neden kaynaklandığını ben de bilmiyorum."
2. İlçe Başkanından Şok İtiraf: "Üst Yönetimin Kararı Sorgulanamaz, Ben Edilgenim"
Kriz karşısında arabulucu olması beklenen CHP Menderes İlçe Başkanı Mehmet Emin Işık’ın yaptığı açıklamalar ise parti içi demokrasinin ve ilçe örgütlerinin işlevsizleştirildiğinin açık bir itirafı niteliğinde oldu. Grup kararına aykırı bir durum olmadığını belirten Işık, topu tamamen İl Başkanlığına atarak şu ifadeleri kullandı:
"Süreç belediye başkanımız ve meclis üyemiz arasında bir durum. Ben ilçe başkanı olarak etken bir rolde değil tamamen edilgen, bildirim yapılan bir konumdayım. Parti organlarımızda üst yöneticilerimizin verdiği kararlar bizler için sorgulanamaz."
İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.