Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) kararıyla CHP’de kartlar her saat yeniden dağıtılırken, partinin deneyimli isimlerinden ve eski Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, sessizliğini bozarak çok kritik bir hamle yaptı.
Salıcı’nın açıklaması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun "yasal" ablukası ve Özgür Özel ekibinin "sokak ve belediye" restleşmesinin tam ortasında "Üçüncü bir yol" olarak dengeleri sarsacak niteliktedir. Salıcı’nın çağrısının şifreleri ve perde arkasındaki siyasi satranç şu şekildedir:
?️ 1. İki Kutuplu Savaşa Karşı "Örgüt İradesi" Resti
Oğuz Kaan Salıcı, partinin adliye koridorlarında, icra memurları eliyle veya belediye meclislerinin sokak eylemleriyle yönetilemeyeceğini net bir dille ortaya koydu:
"İstikameti Yargı Değil Örgüt Belirler": Salıcı, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin istikametini yalnızca örgütünün öz ve hür iradesi belirler" diyerek hem mahkeme kararıyla geri dönen Kılıçdaroğlu’na hem de YSK ve diğer kurumlardan medet uman Özgür Özel ekibine aynı anda sınır çizdi.
"Meşruiyet Alanı Adliye Değil Kurultaydır": Salıcı’ya göre mevcut krizin tek bir hukuki ve siyasi çıkış kapısı vardır; o da mahkemenin görevlendirdiği geçici yönetim veya 37. Kurultay kurullarıyla vakit kaybetmeden derhal Olağanüstü Kurultay’ı toplamak.
? 2. "Zafiyet" ve "Bölünme" Uyarısının Arkasındaki Tehlike
Salıcı'nın "Böylesi kritik bir dönemde; bölünme, parçalanma veya en ufak bir zafiyet gösterme lüksümüz yoktur" uyarısı, sadece retorikten ibaret değil, Barış Yarkadaş’ın az önce ifşa ettiği "44 vekille yeni parti kurma" veya grubu bölme kulislerine doğrudan bir yanıttır:
AKP’nin Ekmeğine Yağ Sürmeyin: Ülkenin derin bir geçim sıkıntısı ve bölgesel harita değişimleri (jeopolitik krizler) içinde olduğunu hatırlatan Salıcı, CHP’nin iç kavgaya gömülmesinin sadece iktidarın (AKP) başarısızlıklarını gizlemesine yarayacağını vurguladı. Partilileri uyanık olmaya ve "tuzaklara düşmemeye" çağırdı.

İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.