© 2026 Ege Medyası - İzmir Son Dakika Haberleri
Haber Yazılımı: Aladağ Bilişim

NASA Verileriyle İzmir Körfezi Alarmı: "Körfez Yaz Gelmeden Doldu!"

Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam, NASA verileriyle İzmir Körfezi'ndeki klorofil patlamasına dikkat çekti. Beton dereler ve aşırı yağışlar balık ölümleri ve koku riskini tetikliyor.

Yayınlanma
Güncelleme
2 Dk Okuma Süresi

Uydu görüntülerindeki klorofil dağılımı, körfezdeki biyolojik üretimin (fitoplankton) olağan dışı seviyelere ulaştığını kanıtlıyor. 2025 yılına oranla, 2026 itibarıyla iç körfezin büyük bölümü yoğun bir klorofil tabakasıyla kaplanmış durumda. Bu durum, suyun içinde yüksek miktarda azot ve fosfor biriktiğinin en net göstergesi. 

"Beton Dere" Etkisi ve Kentsel Kirlilik Prof. Saydam, yağış miktarının bir önceki yıla göre neredeyse iki katına çıkarak 570 mm'ye ulaşmasının, kirlilik taşınımını hızlandırdığını belirtti. Ancak asıl sorunu "beton dereler" oluşturuyor: 

Filtreleme Yok: Doğal dereler suyu yavaşlatıp toprağa sızdırırken, beton kanallar (özellikle Bayraklı hattı) tüm kentsel kirliliği ve asfalt yüzeylerdeki atıkları doğrudan denize boşaltıyor. 

Ani Yük: Yoğun yağışlarla birlikte kirlilik sisteme yavaş yavaş değil, ani şok yüklemelerle ulaşıyor.

Birikme: Su sirkülasyonunun zaten zayıf olduğu iç körfezde bu yükler dağılamadan birikiyor. 

Kritik Riskler: Oksijen Kaybı ve Koku Sistemin sezon başında "zirveye yakın" bir yükle karşılaşması, yaz ayları için şu tehlikeleri beraberinde getiriyor.

Oksijen Tükenmesi: Yüksek biyolojik üretim sonucu oluşan organik maddeler parçalanırken sudaki oksijeni hızla tüketir. 

Hidrojen Sülfür Riski: Oksijenin bitmesiyle birlikte dipte hidrojen sülfür gazı oluşur; bu da kötü kokuya neden olur. 

Balık Ölümleri: Oksijen seviyesinin kritik eşiğin altına düşmesi, yerel balık ölümlerini tetikleyebilir.

Çözüm Önerisi: "Can Suyu" Hattını Korumak Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam, körfezin kurtuluşu için açık denizden gelen temiz su akıntılarına dikkat çekti. Körfeze temiz su taşıyan ana hat üzerindeki arıtma tesislerinin (Urla, Güzelbahçe, Narlıdere, Balçova) en ileri düzeyde çalıştırılması gerektiğini vurguladı.

Senin de fikrin var mı?

İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.