İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda Güzelbahçe Belediyesi’ne yönelik düzenlenen dev rüşvet ve imar yolsuzluğu operasyonunun sarsıntıları sürerken, gözaltına alınan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın geçmişi ve kariyerindeki hızlı yükseliş grafiği kamuoyunun en çok tartıştığı başlık haline geldi. 2005 yılında bir trafik polisiyken, kısa süre içinde milyonlarca liralık kamu kaynaklarını, iştirakleri ve nihayetinde bir belediyeyi yöneten figüre dönüşen Günay'ın hikayesi, savcılık dosyasındaki "organize suç ağı" iddialarını destekler nitelikte unsurlar barındırıyor.
Savcılık soruşturması, Güzelbahçe Belediyesi’nde 2009 yılından bu yana sistematik bir imar ve rüşvet çarkı işletildiğini iddia ediyor. Soruşturma dosyasındaki teknik ve fiziki takip verilerine göre; müteahhitlerden toplanan rüşvet paraları, Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın eşi Nermin Günay’ın yetkilisi olduğu paravan şirketler ve bazı encümen üyelerinin hesapları üzerinden transfer edildi. Öte yandan Günay’ın 2005’te polislikten istifa edip, 2009’da dönemin başkanı Mustafa İnce’ye sponsor olarak aniden başkan yardımcılığına tırmanması ve ardından patlak veren sahte/şaibeli diploma skandalları, bu operasyonla birlikte yeniden kentin bir numaralı gündem maddesi oldu.
Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın trafik polisliğinden belediye başkanlığına uzanan şaibeli kariyeri ve Yarımada Belediyeler Birliği’ndeki 3,5 milyon TL'lik kamu zararı dosyası, bu sabah düzenlenen rüşvet ve imar operasyonunun ardından yeniden tartışmaya açıldı.
Kariyer Basamaklarında Şüphe Uyandıran Hız
İzmir yerel siyasetinde her dönem tartışma konusu olan Mustafa Günay’ın biyografisindeki kırılma noktaları, adli soruşturmanın iddia ettiği "suç şebekesi" takvimiyle (2009-2026) birebir örtüşüyor:
Polislikten Müteahhitliğe (2005-2009): 2005 yılında emniyet teşkilatında trafik polisi olarak görev yapan Günay, istifasının ardından kısa sürede ticarete atılarak müteahhit kimliği kazandı. 2009 yerel seçimlerinde dönemin belediye başkanı Özdem Mustafa İnce’nin "seçim sponsoru" olduğu iddiaları ayyuka çıktı. Seçimin hemen ardından ise liyakati tartışılmasına rağmen Güzelbahçe Belediye Başkan Yardımcılığı koltuğuna oturtuldu.
Valilik Soruşturması ve Diploma Skandalı (2010-2011): 2010 yılında dönemin İzmir Valisi Cahit Kıraç tarafından başlatılan idari soruşturmada, Günay’ın yasal olarak başkan yardımcısı olabilmesi için gereken üniversite mezuniyetine sahip olmadığı, görevi lise diplomasıyla yürüttüğü anlaşıldı ve görevden alındı. Ancak sadece bir yıl sonra, 2011’de, "Azerbaycan’dan üniversite diploması aldı" denilerek jet hızıyla göreve iade edildi. Denkliği ve geçerliliği hep şaibeli kalan bu eğitime dair Günay, belediyenin resmi internet sitesindeki biyografisinde okul adı verememiş, sadece "Eğitimimi tamamladıktan sonra..." ifadesini kullanabilmişti.
Suçlamaların Boyutu: Paravan Şirketler ve 3,5 Milyon TL'lik Zarar
İzmir İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen operasyon, usulsüzlüklerin belediye sınırlarını aşarak bölgesel birliklere de sıçradığını ortaya koyuyor.
Rüşvetin Akış Yönü Belgelendi: Müteahhitlerin imara aykırı yapılarına göz yumulması ve yıkım kararlarının sümen altı edilmesi karşılığında alınan milyonlarca liralık rüşvetlerin, banka dekontları vasıtasıyla Günay’ın eşi Nermin Günay ve meclis üyelerinin şirketleri üzerinden aklandığı iddia ediliyor.
Yarımada Belediyeler Birliği Vurgunu: Aynı zamanda Yarımada Belediyeler Birliği Başkanı olan Mustafa Günay hakkında hazırlanan uzman bilirkişi raporlarında; birliğe ait bütçenin ve kamu mallarının şahsi/usulsüz harcamalarla tüketildiği ve doğrudan 3,5 Milyon TL değerinde net kamu zararına yol açıldığı belgelendi.

İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.