Tunç Soyer’den Cezaevinden Tarihi Mesaj: "Barış ve Kalkınma İçin Çözüm Yerel Dayanışmada"
Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tutuklu bulunduğu cezaevinden kaleme aldığı yazıda yerel yönetimlere tarihi sorumluluk çağrısı yaptı.

Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tutuklu bulunduğu İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan dikkat çeken yeni bir yazı kaleme aldı. Dünyada artan savaş risklerine, küresel krizlere ve neoliberalizmin yarattığı derin yoksulluğa dikkat çeken Soyer, barışın inşasında yerel yönetimlere ve kurumsal dayanışma ağlarına tarihi bir sorumluluk düştüğünü vurguladı.
"Tarih Tekerrür Ediyor, Uluslararası Kurumlar Yetersiz"
Stefan Zweig, Mine Söğüt ve Pyotr Kropotkin gibi isimlerin düşüncelerine atıfta bulunduğu yazısında Soyer, uluslararası kurumların küresel krizler karşısındaki işlevsizliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Her iki dünya savaşına da tanıklık etmiş olan Stefan Zweig, 'Tek suçumuz, akla duyduğumuz güvenin bu saçmalığı son anda engelleyebileceğine olan inancımızdı' diyor. Tarih adeta tekerrür ediyor; bölgeler arası savaşlar tırmanıyor. Tarihin en kapsamlı barış anlaşması olarak hayata geçirilen Avrupa Birliği hafızasını kaybetmiş görünürken, Birleşmiş Milletler ve benzeri uluslararası kurumlar neoliberalizmin yarattığı tahribatı gidermekten çok uzakta."
"Devlet Baba Figürüyse, Yerel Yönetim Şefkatli Annedir"
Devletin merkezi yapısının otoriterleşen bir baba figürüne benzetilebileceğini belirten Soyer, yerel yönetimlerin ise halkı kucaklayan şefkatli bir anne rolü üstlenmesi gerektiğini ifade etti:
"İnsanlığın ilk zamanlarından beri varlığını sürdürmüş olan yerel yönetimler, derin yoksulluk ve ekolojik yıkımla başa çıkmak zorundadır. Devlet tarihsel konumu nedeniyle aile hayatındaki 'baba' figürüne benzetilirse, yerel yönetim aile içindeki 'anne'dir. Anne evin dertlerinden kendini sorumlu hisseder, evlatlarını asla ayırmaz. Baba otoriterleştikçe annenin evlatlarını daha sıkı kucaklamasına ihtiyaç doğar. Anne, bombalara değil bebeklere yatırım yapmak ister."
SODEM ve TBB Vurgusu: "Yerel Dayanışma Hayati Önemde"
Tarihin savaşlar ve acılarla değil; demokrasi, barış ve kalkınmayla tekerrür etmesinin mümkün olduğunu belirten Soyer, yerel yöneticilerin kurumsal birlikteliklerinin bu dönemde hayati bir misyon taşıdığını kaydetti:
"Belediyelerin mercek altında tutulduğu bu dönemde aralarında kurdukları coğrafi birlikler, SODEM ve TBB gibi kurumsal yapılar bu hayati sorumlulukla baş başadır. Merkez siyasetin önemini küçücük görmeden, 'Ben yerelde ne yapabilirim?' sorusuyla başlamak ilk adım olabilir. Siyaset ortak yaşamımızı nasıl iyileştireceğimiz sorusuna cevap aramaksa, bunun en etkili yolu yerel siyasettir."
Kaynak: Haber Merkezi
Uzman bir gazeteci ve radyo Tv program sunucusu.














