Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında İstanbul'da yaşanan şiddetli sel felaketi, iklim krizi, kentsel rant politikaları ve tarım sektöründeki çöküşe ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Sarıbal, doğa olaylarının felakete dönüşmesinin arkasında yanlış yönetim ve denetimsiz kentleşme modellerinin yattığını söyledi.
"Doğa Olayı Değil, Rant Ve Bilimsizlik Felaketi Getiriyor"
Yağmur ve dolunun tek başına bir yıkım nedeni olmadığını ifade eden Sarıbal, iktidarın kent ve çevre politikalarını şu sözlerle eleştirdi:
"Yağmur felaket olmaz. Dolu felaket olmaz. Yağmuru ve doluyu felakete götüren ülkelerin ekonomik düzenidir, rejimidir. Politikacıların aldığı kararlardır, yöneticilerin aldığı kararlardır. Büyük kentlerdeki yerleşim modeli; ticaret, sanayi, konut; bütün bunlar yağan yağmurların felakete dönüşmesine neden oldu. Maltepe'de çöken binayı düşünün. Yağmur mu vardı? Sel mi vardı? Deprem mi vardı? Neydi? Denetimsiz, bilimden uzak aşırı bina, aşırı kat ve sonuçta ölüm... Bedel halka ödetiliyor."
"Sorun Parasızlık Değil, Paranın Kime Aktarıldığıdır"
İktidarın bütçe tercihlerine de değinen CHP'li Sarıbal, faiz ödemelerine ve bütçe açıklarına ayrılan devasa kaynakların halkın temel yaşam hakkına ve direncine harcanmadığını belirtti:
"Kimse bu ülkede parasızlıktan bahsedemez. Siz merkezi bütçeden faize 3 trilyon lira ayırıyorsanız ve 3 trilyon daha bütçe açığından bahsediyorsanız paranın olduğu kesin. Ama parayı kime vereceğiniz konusunda kafanız karışık. Önce insanınızın yaşam hakkını sağlamak zorundasınız. İnsanlar sel baskınından, yağmurdan kaynaklanan sudan ölüyorsa, yanlış politikalara söyleyecek sözünüz olmaz."
Narenciye Üreticisine Acil Çağrı: "Okullarda Ve Kamuda Dağıtılsın"
Gıda krizine ve zor günler geçiren narenciye üreticisinin durumuna da dikkat çeken Orhan Sarıbal, ürünlerin dalda kaldığını ve işçilik maliyetlerinin karşılanamadığını vurgulayarak iktidara şu çözüm adımlarını sundu:
- Kamuda Ve Okullarda Tüketim: Bütün kamu ve özel okullarda, resmi yemekhanelerde mandalina, portakal ve doğal limon tüketimi özendirilmeli ve ücretsiz dağıtılmalı.
- Nakliye Ve Lojistik Desteği: İhracat yolundaki en büyük engel olan yüksek nakliye ve mazot maliyetleri devlet tarafından süvante edilmeli.
- Girdi Maliyetlerinin Düşürülmesi: Çiftçinin mazot, gübre ve ilaç gibi temel tarımsal girdileri acilen desteklenmeli.
- Tarladan Markete Denetim: Üreticiden tüketiciye kadarki zincir denetlenerek hem çiftçinin zarar etmesi önlenmeli hem de halkın ucuz gıdaya erişimi sağlanmalı.


Uzman bir gazeteci ve radyo Tv program sunucusu.









İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.