
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa sürecinin ardından AK Parti saflarına katılması, yerel yönetim dengeleri kadar cumhuriyetin siyasi hafızasında da derin tartışmalara yol açtı. Siyaset bilimci ve yazar Dr. Zekiye Seda Sönmez, kaleme aldığı analiz yazısında isimlerin ve tarihin kesiştiği noktadan hareketle çarpıcı bir siyasi değerlendirmede bulundu.
Sönmez, 1923 yılında Cumhuriyetin ve Halk Fırkası'nın kuruluş harcında yer alan Tekfurdağı Mebusu Cemil Uybadın ile bugün kentin sandık iradesini AK Parti saflarına taşıyan Cemil Tugay arasındaki tarihi çelişkiyi ve siyasal irade sınavını mercek altına aldı.
"Biri Kuruluşun Belgesinde, Diğeri Kopuşun Hikayesinde"
Siyasette isimlerin ötesinde bıraktıkları izlerin belirleyici olduğunu vurgulayan Dr. Zekiye Seda Sönmez, yazısında iki ayrı tarihi kesiti şu sözlerle kıyasladı:
"Cumhuriyetin henüz kuruluş günlerindeyiz... 23 Ekim 1923'te Halk Fırkası'nın kuruluş dilekçesi İçişleri Bakanlığı'na veriliyor. İsimler sıralanıyor: Sabit Sağıroğlu, Refik Saydam, Celal Bayar, Münir Hüsrev Göle ve Tekfurdağı Mebusu Cemil Uybadın... Aradan yüz yıla yakın zaman geçiyor, yine bir Cemil çıkıyor karşımıza: Cemil Tugay. Bir Cemil, kuruluş belgesinin altına imza atıyor; diğer Cemil, kuruluşundan beri Cumhuriyetle, CHP’yle ve İzmir'de özdeşleşmiş bir siyasi hafızanın içinden çıkıyor."
"Siyaset Sadece Bugün Söylenen Söz Değil, Hafızadır"
18 Haziran 2026'da CHP'den istifa ederken "mücadelenin parçası olmaya devam edeceğini" açıklayan Cemil Tugay'ın geldiği noktayı sorgulayan Sönmez, siyasetin toplumsal ve seçmen hafızası boyutuna dikkat çekti:
"Bugün bir siyasi tercihin gerekçesi hizmet, özgürlük, kırgınlık ya da yeni bir başlangıç olabilir. Bunların hepsi söylenebilir. Ama seçmenin hafızasına söylenebilecek bir cümle yoktur. Çünkü seçmen, siyasetçinin açıklamasını değil, hikayenin tamamını hatırlar. Biri bir siyasi yapının doğumunda, diğeri o siyasi yapının içinden çıkışında..."
"Tarih Nereye Gittin Diye Sormaz, Seni Oraya Kim Getirdi Diye Sorar"
Rozet takma törenleri ve geçici alkışların siyasetçinin nihai kaderini belirleyemeyeceğini belirten Sönmez, analizi şu sorularla tamamladı:
"Bir siyasetçi kendi yolunu değiştirebilir. Peki kendisine verilmiş siyasi anlamı da değiştirebilir mi? Bunun cevabını bugün alkışlayanlar veya ekranlar vermez. Zaman verir ve en sonunda sandık... Bugün bir kapı açılır, bir rozet takılır, alkışlar yükselir. Ama yarın tarih, 'Nereye gittin?' diye sormaz; daha zor bir soru sorar: 'Nereden geldin ve seni oraya kim getirdi?' İşte insanın o soruya vereceği cevap, bütün bir siyasi hayatın özeti olur."

Uzman bir gazeteci ve radyo Tv program sunucusu.









İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.