Altıok, belediye başkanlarının partiden ayrılmasının yalnızca "iktidar baskısı veya tutuklanma korkusu" ile açıklanamayacağını belirterek, partinin aday belirleme kriterlerini ve "sağ açılım/konjonktür siyaseti" anlayışını hedef aldı.
Zeynep Altıok’un Eleştirilerinden Öne Çıkan Başlıklar
"Umut Suistimal Edildi" Vurgusu: 31 Mart yerel seçimlerinde yakalanan başarının toplumsal bir değişim umudu yarattığını belirten Altıok; bu umudun içe dönük siyasi refleksler, sağ kökenli isimlerin kritik makamlara getirilmesi ve konjonktürel vitrin siyasetiyle zedelendiğini savundu.
17 Belediye Başkanı ve Meclis Üyeleri: Geçiş yapan belediye başkanı sayısının 17'ye ulaştığını ve meclis üyeleriyle bu sayının daha da büyüdüğünü hatırlatan Altıok, bu tablonun temel nedeninin parti içi liyakat ve net siyasi duruşun göz ardı edilmesi olduğunu dile getirdi.
"Adaylık Başvurusu Bile Olmayan İsimler": Partide yetişmiş, liyakatli ve tecrübeli isimler dururken kritik noktalarda önceden başvurusu dahi bulunmayan kişilerin "yapay zekâ", "gençlik" ve "cinsiyet" söylemleri üzerinden "vitrin" olarak aday gösterilmesini sert bir dille eleştirdi.
CHP İçi Muhalefet ve Aday Seçim Siyasetinin Analizi
Yerel yönetimlerde yaşanan istifalar ve parti değiştirmeler, CHP içi tartışmalarda iki temel aks üzerinden yürütülüyor:
Yönetim Kademesinin Yaklaşımı: İktidar blokunun yerel yönetimler üzerindeki yargı ve idari baskılarının belediye başkanlarını adli tedbirler veya görevden uzaklaştırılma endişesiyle saf değiştirmeye zorladığı tezine dayanıyor.
Parti İçi Sol/Sol-Demokrat İtiraz: Zeynep Altıok'un temsil ettiği bu görüşe göre ise; ideolojik ve partisel bağı zayıf, parti kültüründen gelmeyen veya popülist kaygılarla adaylaştırılan isimlerin ilk kriz anında partiyi terk etmesi kaçınılmazdır. Altıok, sorunun temelini "vitrin siyaseti" ve idil-program tutarsızlığı olarak tanımlamaktadır.
Uzman bir gazeteci ve radyo Tv program sunucusu.
İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.