Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, parti bünyesinde düzenlenen değerlendirme toplantısında ekonomi gündemine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Canpolat; fon piyasalarında yaşanan kriz, iş dünyasının finansmana erişim problemleri, konkordato ve iflas dalgaları, tekstil ile turizm sektörlerindeki krizler ve CHP'nin gelecek dönem izleyeceği siyasi hattı değerlendirdi.
"Fon Krizi Tüm Türkiye'nin Krizine Dönüştü"
Fon piyasalarındaki çalkantının sadece doğrudan yatırımcıları değil, tüm ülke ekonomisini etkileyen bir boyuta ulaştığını savunan Canpolat, sürecin birikimlere el koyma mekanizmasına dönüştüğünü öne sürdü. Toplumun geniş kesimlerinin ekonomik sıkıntı çektiğini vurgulayan Canpolat, şu iddialarda bulundu:
"Bu fon krizi bir Türkiye krizine dönüştürüldü. Türkiye’nin birikimlerine, değerlerine bir grup insanın çöktüğü bir sürece dönüştü. Bu kadar yoksulluğun olduğu bir dönemde bir avuç insanın, bürokratın, geçmiş bakanın, danışmanın aşağı yukarı bu fonla ilgili her alanda büyük bir çete oluşturduğu bir gerçek."
"Büyük Bir Kumpas İle Karşı Karşıyayız"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuya dair daha önce yaptığı uyarılara atıfta bulunan Canpolat, organize yapılara dikkat çekti:
"Genel Başkanımız açıklamıştı; yedi büyük çetenin bir kumpas kurduğu, büyük bir kumpasın kurulduğu bir süreçten söz ediyoruz. Bu kumpas hem Türkiye’ye hem Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı kurulmuştur. CHP Ekonomi Kurulu Genel Başkanımızın başkanlığında ilk toplantısını yaptı ve kamuoyuna sorular sordu. Ancak bu sorulara şu ana kadar doğru dürüst bir yanıt gelmedi."
"Soruşturma Genişletilmeli, Zayiat Rakamları Açıklananın Üzerinde"
Fon krizine yönelik yürütülen adli soruşturmalarda mal varlıklarına el koyma ve tutuklama kararları olduğuna değinen Canpolat, adli sürecin derinleştirilmesi gerektiğini savundu. Sürecin başlangıçta 137 şirketle sınırlı göründüğünü, ancak mağdur sayısının yüz binleri aştığını iddia eden Canpolat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Başta 137 şirket olarak gözüktü. Sonra 455 bin insanın zarar gördüğü söylendi. Bu da yetmiyor; olay doğrudan veya dolaylı olarak bir milyonun üzerinde insanı ilgilendiriyor. Ekonomik boyutun 50 milyar dolarla sınırlı kalmayacağını artık hepimiz biliyoruz. Bu süreç başka sektörlere de sıçrayacaktır."
"Mücadeleyi Sokakta ve Sahada Sürdüreceğiz"
CHP'nin Abant toplantısında fon krizini yakın takibe alma kararı aldığını hatırlatan Canpolat, konunun sürekli gündemde tutulacağını belirterek, "Bu yolsuzluklara karşı partinin aldığı kararlardan biri budur. Her gün bu usulsüzlükleri kamuoyuyla paylaşacağız. Toplumsal mücadeleyi örgütleyerek sokakta ve sahada mücadelemizi yürüteceğiz" dedi.
"İş Dünyası ve Sanayici İflasın Eşiğinde"
Saha ziyaretlerinde iş dünyasının ve sanayicilerin yüksek faiz oranları nedeniyle üretim yapamaz hale geldiğini gözlemlediğini belirten Canpolat, reel sektörün durumunu şu sözlerle aktardı:
"İşçi sınıfı ve emekli kadar iş dünyası da zor durumda. Yüzde 55-60’tan kredi alıp yüzde 30 kârla çarkları döndüremezsiniz. Cumhuriyet tarihinin en büyük iflas ve konkordato dalgasını yaşıyoruz. Binden fazla temsilcisi olan sektörlerde işletmelerin büyük çoğunluğu iflas noktasında. İran, İsrail ve ABD arasındaki gerilimin sürdüğü bir konjonktürde iş dünyasına acil destek sağlanmalıdır."
Turizm ve Dış Politika Değerlendirmesi
Tekstil ve turizm sektöründeki sorunların temelinde yönetim krizinin yattığını savunan Canpolat, dış politikada milli bir duruş sergileneceğini beyan etti. Türkiye'nin sahip olduğu kültürel ve inanç turizmi potansiyelini değerlendiremediğini belirten Canpolat, "Sadece Paris'in turizm geliri 81 milyar doları bulurken; Anadolu'nun Patara'dan Ihlara'ya, Akdamar'dan Göbeklitepe'ye uzanan zenginliği hak ettiği payı alamıyor" dedi.


Uzman bir gazeteci ve radyo Tv program sunucusu.









İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.